Haber: Muhammed Enes Sevilir
Erzincan’ın kanaat önderlerinden ve Alevi toplumunun önde gelen, Düşkünler Ocağı olarak bilinen Hıdır ÂbdalSultan Ocağı evlatlarından bir asır yaşındaki Ahmet Uğurlu Dede, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ortaya atılan “düşkün ilan edildi” iddialarına ilişkin konuştu. Düşkünlüğün siyasi bir kavram olmadığını vurgulayan Uğurlu, “Bir insan siyasi görüşü nedeniyle düşkün ilan edilemez. Bu iddiaların inançla değil, siyasetle ilgisi var” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmelerin ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bazı sosyal medya hesapları, internet siteleri ve televizyon programlarında dile getirilen “Alevi dedeleri tarafından düşkün ilan edildi” yönündeki iddialar kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Erzincan’ın kanaat önderlerinden ve Alevi toplumunun önde gelen dedelerinden Ahmet Uğurlu konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Uzun yıllardır hem Erzincan’da hem de bölgedeki Alevi-Bektaşi toplumunda saygın bir yere sahip olan Ahmet Uğurlu, Kılıçdaroğlu hakkında ortaya atılan iddiaların inançsal bir temele dayanmadığını belirterek, düşkünlük kavramının siyasetle ilişkilendirilemeyeceğini söyledi.
“Düşkünlük Siyasi Bir Kavram Değildir”
Alevi inancında düşkünlüğün çok ağır ve ciddi bir yaptırım olduğunu ifade eden Uğurlu, bu kavramın siyasi görüşler veya siyasi tercihler nedeniyle kullanılmasının mümkün olmadığını belirtti.

Uğurlu, “Düşkünlük; namuslu eşini terk eden, insan canına kıyan, ahlak dışı davranışlarda bulunan, inanç ve ibadetle bağını koparmış kişiler için kullanılan bir kavramdır. Bir insanın siyasi görüşü nedeniyle düşkün ilan edilmesi söz konusu olamaz. Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ortaya atılan bu iddiaların inançla veya Alevi öğretisiyle bir ilgisi yoktur” dedi.
Kılıçdaroğlu hakkında yapılan değerlendirmelerin inanç temelinden değil siyasi tartışmalardan kaynaklandığını savunan Uğurlu, “Bunlar bir siyaset oyunudur. İnanç üzerinden siyaset yapmak doğru değildir” ifadelerini kullandı.

“İnancı Siyasete Alet Etmek Doğru Değil”
Alevi-Bektaşi öğretisinin temel değerlerinin bilinmeden yapılan yorumların topluma zarar verdiğini ifade eden Ahmet Uğurlu, dini ve inancı siyasi tartışmaların merkezine yerleştirmenin yanlış olduğunu söyledi.
Uğurlu, “İnanç başka bir şeydir, siyaset başka bir şeydir. Dini siyasete alet etmek de, siyaseti din üzerinden değerlendirmek de doğru değildir. İnsanlar önce inancın ne olduğunu, ibadetin ne olduğunu öğrenmelidir. Ehlibeyt yolunu bilmeden yapılan yorumlar doğru sonuç vermez” diye konuştu.

Alevi inancında düşkünlük kararlarının belirli kurallar ve süreçler çerçevesinde ele alındığını belirten Uğurlu, bugün kamuoyunda dile getirilen iddiaların böyle bir süreçle ilgisinin bulunmadığını söyledi.
“Cumhurbaşkanı Bu Ülkenin Cumhurbaşkanıdır”
Açıklamalarında geçmişte yaşadığı bazı tartışmalara da değinen Ahmet Uğurlu, Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği görüşmeler nedeniyle eleştirildiğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı tarafından davet edildiğinde görüşmeye gittiğini belirten Uğurlu, bu nedenle çeşitli kesimlerin tepkileriyle karşılaştığını ifade etti.

Uğurlu, “Cumhurbaşkanı beni davet ettiği zaman gittim. O dönemde bana söylenmedik söz bırakmadılar. Oysa Cumhurbaşkanı bu ülkenin Cumhurbaşkanıdır. Benim de Cumhurbaşkanımdır. İnsanların sırf bir görüşmeye katıldı diye hedef gösterilmesi doğru değildir” dedi.
Toplumun ayrıştırılmasına neden olacak söylemlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uğurlu, insanların siyasi tercihleri nedeniyle inançsal kavramlarla suçlanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Bu İddiaların İnançla İlgisi Yok”
Kılıçdaroğlu hakkında ortaya atılan düşkünlük iddialarının herhangi bir inançsal dayanağının bulunmadığını belirten Ahmet Uğurlu, söz konusu söylemlerin tamamen siyasi değerlendirmelerden ibaret olduğunu ifade etti.

“Bir kişinin düşkün ilan edilmesi öyle kolay bir mesele değildir. Bunun kendi içinde usulleri, kuralları ve değerlendirme süreçleri vardır” diyen Uğurlu, “Bugün konuşulanların böyle bir süreçle ilgisi yoktur. Siyaseten eleştiri yapılabilir ancak bu durum inançsal bir yaptırım anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Yaklaşan Muharrem ayına da değinen Uğurlu, Muharrem’in birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, toplumun kutuplaşmadan uzak durması gerektiğini sözlerine ekledi. Uğurlu, inanç değerlerinin siyasi tartışmaların dışında tutulmasının toplumsal huzur açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
