LGS sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Psikolog Zeynep Yapınca, sınav sonrası dönemde öğrencilerin üzerindeki baskının azaltılması gerektiğini belirtti.
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavının tamamlanmasının ardından hem öğrenciler hem de aileler sonuçların açıklanacağı sürece odaklandı. Aylar süren yoğun hazırlık maratonunun ardından yaşanan bekleyiş döneminin de en az sınav süreci kadar önemli olduğuna dikkat çeken Psikolog Zeynep Yapınca, öğrencilerin üzerindeki baskının azaltılması gerektiğini vurguladı.
Yapınca, uzun süren hazırlık sürecinde büyük emek veren tüm öğrencilere ve onlara eşlik eden ailelere teşekkür ederek, sınavın hayatın önemli bir parçası olduğunu ancak hiçbir zaman hayatın tamamı haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
“İyi Niyetle Kurulan Cümleler Bazen Kaygıya Dönüşüyor”
Sınav sürecinde ebeveynlerin farkında olmadan çocuklarının omuzlarına ağır sorumluluklar yükleyebildiğini ifade eden Psikolog Zeynep Yapınca, “Sen yeter ki kazan”, “Bu yıl mutlaka olmalı” ya da “Biz senin için her şeyi yapıyoruz” gibi cümlelerin çoğu zaman motivasyon amacıyla söylendiğini ancak çocukların bunları farklı yorumlayabildiğini belirtti.
Yapınca, çocukların bu ifadeleri zaman zaman “Başaramazsam ailemi hayal kırıklığına uğratırım” düşüncesiyle algıladığını dile getirerek, gençlerin bu dönemde baskıdan çok güven duygusuna ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
“Kaygı Her Zaman Kötü Değildir”
Kaygının tamamen olumsuz bir duygu olmadığını belirten Yapınca, belirli düzeyde kaygının kişiyi harekete geçirdiğini ve motive ettiğini söyledi.
Asıl sorunun kaygının kontrol edilemeyecek boyutlara ulaşması olduğunu ifade eden Yapınca, bu noktada ailelerin yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurguladı.
“Evler Sınav Merkezine Dönüşmemeli”
Bazı ailelerin sınav döneminde ev ortamını tamamen değiştirdiğini belirten Psikolog Yapınca, televizyonun açılmadığı, herkesin sessiz konuştuğu ve tüm sohbetlerin derslere odaklandığı bir atmosferin çocuk üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Gençlerin sadece çalışmaya değil, dinlenmeye, gülmeye ve hayatın normal akışının sürdüğünü hissetmeye de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Yapınca, ailelerin günlük yaşam düzenini tamamen sınava göre şekillendirmemesi gerektiğini belirtti.
“Sonucu Değil, Çabayı Görmek Gerekir”
Sürekli “Kaç net yaptın?” sorusunun sorulmasının öğrencileri performans baskısı altına sokabildiğini ifade eden Yapınca, bunun yerine çocukların duygularına odaklanılması gerektiğini söyledi.
“Bugün nasıl hissediyorsun?” ya da “Çalışma planın nasıl gidiyor?” gibi soruların çocuğun yalnızca başarısının değil, kendisinin de önemsendiğini hissettirdiğini belirten Yapınca, verilen emeğin fark edilmesinin gençler üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu kaydetti.
“Sonuç ne olursa olsun gösterdiğin gayret benim için çok kıymetli” mesajının çocukların kaygısını azaltan güçlü bir destek olduğunu vurgulayan Yapınca, koşulsuz kabul duygusunun gençlerin psikolojik dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
“Kıyaslama Motivasyon Değil, Yetersizlik Hissi Oluşturur”
Sınav dönemlerinde sıkça karşılaşılan kıyaslamaların çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını söyleyen Yapınca, her öğrencinin öğrenme biçiminin, çalışma temposunun ve psikolojik dayanıklılığının farklı olduğuna dikkat çekti.
Başka öğrenciler üzerinden yapılan değerlendirmelerin motivasyon sağlamaktan çok yetersizlik duygusunu artırdığını belirten Yapınca, ailelerin kendi çocuklarının bireysel özelliklerine odaklanması gerektiğini dile getirdi.
“Sınavdan Çıkan Çocuğa İlk Sorulması Gereken Soru ‘Nasılsın?’ Olmalı”
LGS’nin tamamlanmasının ardından bazı ailelerin hemen performans değerlendirmesine başladığını ifade eden Psikolog Zeynep Yapınca, öğrencilerin sınav çıkışında ilk olarak rahatlamaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Matematik nasıldı?”, “Şu soruyu yaptın mı?” ya da “Kaç net bekliyorsun?” sorularının yerine “Nasılsın?” sorusunun çok daha değerli olduğunu belirten Yapınca, sınav sonrasında sürekli aynı konunun konuşulmasının kaygıyı artırabileceğini ifade etti.
Sonuçlar Beklenirken Yeni Bir Baskı Oluşturulmamalı
Sonuçların açıklanacağı dönemde ailelerin puan hesapları ve olumsuz senaryolar üzerinden konuşmaktan kaçınması gerektiğini söyleyen Yapınca, öğrencilerin yeniden günlük yaşamlarına dönmelerine yardımcı olunmasının en sağlıklı yaklaşım olacağını belirtti.
“Bu Sınav Hayatınızın Tamamı Değil”
Öğrencilere de seslenen Psikolog Zeynep Yapınca, bir sınav sonucunun kişinin değerini, karakterini ya da geleceğinin tamamını belirlemeyeceğini vurguladı.
Uzun süredir yoğun çalışan gençlerin kendilerine dinlenme fırsatı vermeleri gerektiğini belirten Yapınca, sevdikleri insanlarla vakit geçirmenin ve ertelenen faaliyetlere zaman ayırmanın zihinsel iyilik hali açısından önemli olduğunu söyledi.
“En Büyük Başarı, Koşulsuz Destek Hissetmektir”
Açıklamalarının sonunda ailelere önemli bir mesaj veren Psikolog Zeynep Yapınca, çocukların yıllar sonra kaç net yaptıklarını değil, bu süreçte kendilerine nasıl davranıldığını hatırlayacaklarını ifade ederek şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Sonuç ne olursa olsun, biz senin hep yanındayız. Bir gencin ihtiyaç duyduğu en büyük başarı duygusu, aldığı puandan çok koşulsuz kabul gördüğünü bilmektir.” Dedi.
