Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir Köyden Yedi Osmanlı Paşası Çıktı

Tarihin İzleri Apçağa’nın Taş Sokaklarında Yaşıyor Haber: Muhammed Enes Sevilir 

Tarihin İzleri Apçağa’nın Taş Sokaklarında Yaşıyor

Haber: Muhammed Enes Sevilir 

Ahmet Kutsi Tecer’in dizeleriyle hafızalara kazınan Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Apçağa Köyü, yüzyıllara uzanan tarihi, Osmanlı döneminden günümüze uzanan kültürel mirası, yetiştirdiği devlet adamları ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. 82 yaşındaki emekli öğretmen Osman Kamil Dardağan, köyün bilinmeyen tarihini ve geçmişteki sosyal yaşamını anlattı.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Apçağa Köyü, tarihi dokusu, özgün mimarisi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Ahmet Kutsi Tecer’in dizelerinde yer alan ve daha sonra “Uzaktaki Köy” olarak hafızalara kazınan Apçağa, yüzyıllara uzanan geçmişi, kültürel mirası ve geleneksel yaşam biçimiyle dikkat çekiyor.

Kemaliye ve çevre köylerde uzun yıllar öğretmenlik yapan, doğup büyüdüğü Apçağa Köyü İlkokulu’nda 27 yıl müdürlük görevini üstlenen 82 yaşındaki emekli öğretmen Osman Kamil Dardağan, köyün geçmişine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Dardağan, Apçağa’nın Osmanlı döneminde Diyarbakır ve Mardin üzerinden gelen Türk boylarının yerleştiği önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, köy adının “çağlayan su” anlamına geldiğini söyledi.

Geçmişte Apçağa’nın sadece bir köy olmadığını ifade eden Dardağan, Sarıçiçek Nahiyesi’nin merkezi konumunda bulunduğunu belirterek, Arapkir, Divriği ve Kemaliye’ye bağlı çok sayıda köyün idari olarak Apçağa’ya bağlı olduğunu dile getirdi. Köyün dönemin önemli yönetim merkezlerinden biri olduğunu aktaran Dardağan, ilçedeki bazı resmi işleyişlerde Apçağa’nın temsilcisinin bulunmasının zorunlu olduğunu anlattı.

Osmanlı döneminde eğitimli insan sayısıyla ön plana çıkan Apçağa’nın birçok devlet adamı yetiştirdiğini kaydeden Dardağan, köyden yedi ila sekiz Osmanlı paşasının çıktığını söyledi. Said Paşa, İzzet Paşa ve Suhi Yolcalı Paşa gibi önemli isimlerin Apçağa’dan yetiştiğini ifade eden Dardağan, halk arasında sıkça kullanılan “Topalı Bağdat’tadır” sözünün de köy insanının ülkenin dört bir yanında önemli görevlerde bulunmasını ifade ettiğini belirtti.

Bir dönem yaklaşık 650-700 haneye sahip olan köyün nüfusunun 5 ila 6 bin kişiye kadar ulaştığını anlatan Dardağan, o yıllarda Apçağa’nın hareketli bir ticaret merkezi olduğunu söyledi. Köyde dört fırının sürekli çalıştığını, ana caddenin iki tarafının çarşılarla dolu olduğunu belirten Dardağan, demirciden bakırcıya, kalaycıdan ayakkabıcıya kadar birçok meslek grubunun burada faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Apçağa’nın ekonomisinin uzun yıllar dut üretimi, meyvecilik, el sanatları ve ticarete dayandığını belirten Dardağan, özellikle Eğin dutunun en kaliteli ürünlerinin bu köyde yetiştirildiğini ifade etti. Köyde hemen her evin yüzlerce kilogram, hatta tonlarca dut ürettiğini söyleyen Dardağan, bölgede buğday yetişmediği için çevre köylerle takas usulü ticaret yapıldığını anlattı. Dağ köylerinden getirilen buğday ve arpanın, Apçağa’nın dutu ve meyveleriyle değiştirildiğini belirtti.

Köyde hemen her evin aynı zamanda bir üretim atölyesi olduğunu ifade eden Dardağan, aile fertlerinin sayısı kadar dokuma tezgâhının bulunduğunu, ayakkabıcılık başta olmak üzere birçok zanaatın geliştiğini söyledi. Apçağa’nın geçimini büyük ölçüde sanat ve ticaretle sağlayan bir yerleşim yeri olduğunu vurguladı.

Yaklaşık 400 yıllık geçmişe sahip tarihi caminin de köyün en önemli yapılarından biri olduğunu belirten Dardağan, ilk yapının iki katlı olduğunu, nüfus artınca yeniden inşa edildiğini anlattı. Caminin yapımında kullanılan çam kerestelerinin Refahiye ormanlarından kesilerek Fırat Nehri üzerinden yüzdürülüp köylüler tarafından omuzlarda taşınarak köye çıkarıldığını söyledi.

Tarihi caminin minaresinin ise Osmanlı Sarayı’nda görev yapan Has-ı Hümayun Ağası Daya tarafından yaptırıldığını belirten Dardağan, köyde bugün de ayakta kalan çok sayıda tarihi çeşmenin yine Daya tarafından inşa ettirildiğini ifade etti.

Apçağa’nın kültürel mirasını yaşatan unsurlardan birinin de geleneksel Eğin ekmeği olduğunu söyleyen Dardağan, bugün hakiki Eğin ekmeğinin geleneksel yöntemlerle üretildiği tek yerin Apçağa Köyü olduğunu dile getirdi.

Doğal güzellikleri, taş mimarisi, tarihi yapıları ve köklü geçmişiyle ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi niteliğinde bir gezi sunan Apçağa Köyü, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turistin yanı sıra fotoğraf ve kültür tutkunlarını ağırlamayı sürdürüyor. Köy, sahip olduğu tarihi değerleri ve yüzyıllardır yaşatılan gelenekleriyle Kemaliye’nin en önemli kültürel mirasları arasında gösteriliyor.

Demir Eğitim Kurumları