Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Chobani’nin Hikâyesi Erzincan Yaylalarında Başladı

Dünyaca ünlü iş insanı Hamdi Ulukaya, Erzincanspor sponsorluğu için geldiği

Dünyaca ünlü iş insanı Hamdi Ulukaya, Erzincanspor sponsorluğu için geldiği memleketi Erzincan’da Chobani markasının doğuş hikâyesini anlattı.

Erzincanspor ile tarihi sponsorluk anlaşmasını imzalamak üzere memleketi Erzincan’a gelen dünyaca ünlü iş insanı Hamdi Ulukaya, Erzincan 13 Şubat Şehir Stadyumu’nda yaptığı konuşmayla  

Dünyanın en büyük yoğurt markalarından biri olan Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya, Erzincan’da yaptığı konuşmada yalnızca bir şirketin kuruluş sürecini değil, bir hayat hikâyesini anlattı. Bugün milyarlarca dolarlık değere ulaşan Chobani markasının temelinde büyük sermayelerin değil, Erzincan yaylalarında geçen çocukluk yıllarının bulunduğunu söyleyen Ulukaya, başarısının en büyük kaynağının doğup büyüdüğü topraklar olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının ilk bölümünde çocukluk yıllarına dönen Ulukaya, Erzincan’ın yaylalarında çobanlarla birlikte büyüdüğünü anlattı. Yaz aylarını ailesiyle birlikte Munzur bölgesindeki yaylalarda geçirdiklerini belirten Ulukaya, koyunların, keçilerin ve üretimin hayatlarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

YAYLALARDA BAŞLAYAN HAYAT, DÜNYA MARKASINA DÖNÜŞTÜ

Çocukluğunun süt, yoğurt, peynir ve hayvancılıkla iç içe geçtiğini anlatan Hamdi Ulukaya, o günlerde yaşadıklarının yıllar sonra kuracağı markanın en önemli ilham kaynağı olacağını hiç düşünmediğini ifade etti.

“Çocukken yaşadığınız şeylerin bir gün hayatınızın pusulası olacağını bilmiyorsunuz.” Diyen Ulukaya, yıllar sonra geriye dönüp baktığında Chobani’nin gerçek hikâyesinin Amerika’da değil, Erzincan’ın yaylalarında başladığını fark ettiğini söyledi.

Ona göre çocukluğunda öğrendiği üretim kültürü, paylaşma anlayışı ve emeğe duyduğu saygı, bugün kurduğu şirketin temel değerlerini oluşturuyor.

HER ŞEY BİR İKİNCİ EL MAKİNEYLE BAŞLADI

Hamdi Ulukaya, Chobani’nin kuruluş sürecinde yaşadığı zorlukları da samimi bir dille anlattı.

2005-2006 yıllarında Amerika’da yeni bir şirket kurmaya hazırlandığını söyleyen Ulukaya, o dönem maddi imkânlarının sınırlı olduğunu belirterek sıfır üretim makinesi alacak gücü bulunmadığını ifade etti.

Bu nedenle Chicago’dan Wisconsin eyaletine ikinci el bir yoğurt üretim makinesi almak için yola çıktığını anlatan Ulukaya, bugünkü başarı hikâyesinin lüks ofislerde değil, büyük hayaller ve sınırlı imkânlarla başladığını söyledi.

RADYODA DUYDUĞU BİR KELİME HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Wisconsin’e yaptığı otobüs yolculuğu sırasında radyoda İngilizce “Shepherd” yani “çoban” kelimesinin geçtiği bir program dinlediğini söyleyen Hamdi Ulukaya, o anda yıllar öncesine döndüğünü anlattı.

Radyoda duyduğu tek bir kelimenin zihninde çocukluk anılarını canlandırdığını ifade eden Ulukaya, Erzincan yaylalarında geçirdiği günlerin gözlerinin önünden geçtiğini söyledi.

İşte tam o anda aklına “Çoban nasıl bir marka olur?” sorusunun geldiğini belirten Ulukaya, Chobani ismine giden yolun da o yolculukta başladığını dile getirdi.

“COBAN.COM” ALINMIŞTI, CHOBANİ BÖYLE DOĞDU

İkinci el makineyi aldıktan sonra Chicago’ya dönen Ulukaya, düşündüğü marka ismini internet alan adı olarak almak istediğini anlattı.

“Coban.com” adresinin daha önce alındığını gören Ulukaya, bunun üzerine kelimenin sonuna bir harf ekleyerek “Chobani” ismini oluşturduğunu söyledi.

Bugün milyonlarca insanın bildiği Chobani markasının isminin ortaya çıkışı da işte bu kadar sade ama anlamlı bir hikâyeye dayanıyor.

MARKANIN ADI DEĞİL, ÇOCUKLUĞUNUN HATIRASI

Hamdi Ulukaya, Chobani isminin yalnızca ticari bir tercih olmadığını özellikle vurguladı.

Markanın adının çocukluğuna, çobanlara, yaylalara ve üretim kültürüne duyduğu saygının bir simgesi olduğunu belirten Ulukaya, başarıya ulaşırken hiçbir zaman geçmişini geride bırakmadığını söyledi.

Ona göre Chobani, sadece yoğurt üreten bir şirket değil; Anadolu’nun emeğini, paylaşma kültürünü ve üretim anlayışını dünyaya taşıyan bir marka.

“BÜTÜN İSİMLERİM KÖKLERİMDEN GELİYOR”

Konuşmasında kurduğu diğer şirket ve vakıfların isimlerine de değinen Ulukaya, ilk şirketine Fırat Nehri’nin İngilizce adı olan “Euphrates” ismini verdiğini anlattı.

Daha sonra mülteciler için kurduğu uluslararası yardım kuruluşuna ise “Tent” yani “Çadır” adını seçtiğini belirten Ulukaya, seçtiği bütün isimlerin çocukluğundan ve yetiştiği coğrafyadan beslendiğini söyledi.

“Hayatımdaki hiçbir isim tesadüf değil.” Diyen Ulukaya, insanın köklerinden güç almasının en büyük zenginlik olduğunu ifade etti.

CHOBANİ’NİN RUHU AMERİKA’DA DEĞİL, ERZİNCAN’DA DOĞDU”

Konuşmasının sonunda en dikkat çeken değerlendirmesini yapan Hamdi Ulukaya, Chobani’nin gerçek hikâyesinin fabrika kurulduğu gün değil, Erzincan yaylalarında başlayan çocukluk yıllarında yazıldığını dile getirdi.

Yaylalarda öğrendiği üretim anlayışını, emeğe duyduğu saygıyı ve paylaşma kültürünü dünyanın en büyük yoğurt markalarından birine dönüştürdüğünü belirten Ulukaya, “Ben yeni bir hikâye yazmadım. Çocukluğumdan taşıdığım hikâyeyi devam ettirdim.” Sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Demir Eğitim Kurumları