Erzincan’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte ev hanımları, ibadete daha fazla vakit ayırabilmek amacıyla geleneksel lezzetleri günler öncesinden hazırladı. Kete, börek, baklava ve diğer yöresel ürünler paketlenerek muhafaza altına alındı.
On bir ayın sultanı Ramazan’ın başlamasıyla birlikte Erzincan’da iftar sofraları bereketle kuruldu. Ancak bu bereket, yalnızca bugünün değil, günler öncesinden başlayan yoğun bir emeğin ürünü. Özellikle Akyazı Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan kadınlar, Ramazan ayına hazırlıkları haftalar öncesinden tamamladı. Amaçları hem ibadete daha fazla vakit ayırmak hem de günlük yemek telaşını en aza indirmekti.
Kete, börek, baklava, sırın, katmer ve gözleme gibi Erzincan mutfağının vazgeçilmez lezzetleri imece usulüyle hazırlanarak paketlendi, derin dondurucularda muhafaza edildi. Böylece Ramazan’ın ilk gününden itibaren sofralar hazır hale geldi.
Mutfaklarda Günler Süren Hazırlık
Ramazan öncesi Erzincan’da adeta bir seferberlik havası yaşandı. Kadınlar komşularıyla bir araya gelerek büyük sofralar kurdu, hamurlar yoğruldu, oklavalar aralıksız çalıştı. Tepsi tepsi kete açıldı, baklavalar ince ince kesildi, sırın ve katmerler hazırlanıp paylaştırıldı.
Hazırlanan ürünler özenle paketlenerek saklandı. Bu sayede Ramazan boyunca her gün uzun saatler mutfakta vakit geçirmek yerine ibadetlere, Kur’an tilavetine ve aile içi paylaşıma daha fazla zaman ayrılması hedeflendi.

Özellikle kalabalık ailelerde bu hazırlıklar büyük kolaylık sağlıyor. Günlük yemek yükünün hafiflemesi, iftar saatinin stres yerine huzurla karşılanmasına imkân tanıyor.
İmece Kültürü Ramazan’da Daha da Güçleniyor
Erzincan’da Ramazan yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği dönemlerden biri. Kadınlar bir evde toplanıp birlikte üretirken hem iş bölümü yapıyor hem de sohbetle gönüllerini ısıtıyor.
Birinin açtığı hamur diğerinin sacında pişiyor, bir evde hazırlanan börek başka bir evin sofrasına misafir oluyor. Bu dayanışma, Ramazan’ın ruhunu daha ay başlamadan hissettiriyor. İmece usulüyle yapılan hazırlıklar, yalnızca mutfak işini hafifletmiyor; komşuluk bağlarını da kuvvetlendiriyor.
Yöresel Lezzetler Sofraların Vazgeçilmezi
Kete, Erzincan sofralarının baş tacı. Börek ve katmer ise özellikle sahur ve iftar sofralarında sıkça tercih ediliyor. Sırın ve gözleme, hem pratik hem de doyurucu olması nedeniyle öne çıkıyor. Bayram hazırlıklarının habercisi olan baklava ise Ramazan boyunca misafir sofralarını süslüyor.
Bu lezzetlerin tamamı el emeğiyle hazırlanıyor. Tarifler annelerden kızlara, ninelerden torunlara aktarılıyor. Böylece sadece yemek değil; bir kültür, bir gelenek, bir hafıza da yaşatılmış oluyor.
Erzincan’da Ramazan Bereketi Sofralardan Taşıyor
Ramazan’ın başlamasıyla birlikte Erzincan’da kurulan iftar sofraları, günler öncesinden verilen emeğin karşılığını yansıtıyor. Önceden yapılan hazırlıklar sayesinde hem mutfak yükü azalıyor hem de manevi atmosfer daha güçlü yaşanıyor.
Her yıl aynı heyecanla sürdürülen bu gelenek, Erzincan’da Ramazan’ın yalnızca bir takvim ayı olmadığını bir kez daha gösteriyor. Sofralara yansıyan bereket, aslında imeceyle büyüyen dayanışmanın ve paylaşmanın bir sonucu.

