Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gelirde Adaletsizlik İsyanı: Memurlar Meydanlarda

Memur-Sen tarafından 81 ilde eş zamanlı yapılan basın açıklamalarında, toplu

Memur-Sen tarafından 81 ilde eş zamanlı yapılan basın açıklamalarında, toplu sözleşme kararlarının kamu çalışanları üzerindeki olumsuz etkileri ve kamuda bozulan iş barışı gündeme taşındı.

2026 yılının memurlar için ilk maaş gününde Memur-Sen, Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları gerçekleştirdi. Erzincan’da düzenlenen toplantıda konuşan Memur-Sen Erzincan İl Başkanı Nebi Gül, kamu görevlilerinin uzun süredir yaşadığı ücret dengesizliği, gelir adaletsizliği ve kamuda bozulan huzura dikkat çekti. Basın mensupları ve kamu çalışanlarının yoğun katılım gösterdiği açıklamada, mevcut toplu sözleşme sistemi ve kamu personel politikaları eleştirildi.

“ÜCRETTE DENGESİZLİK, GELİRDE ADALETSİZLİK ARTIK GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”

Basın açıklamasında, 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde kamu görevlilerine verilen zam oranlarının memuru enflasyon karşısında koruyamadığı vurgulandı. Kamu işvereni ve Hakem Heyeti’nin aldığı kararların yalnızca alım gücünü düşürmekle kalmadığı, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesini tamamen bozduğu ifade edildi.

Aynı ücret çarpıklığının 2023 yılında da yaşandığına dikkat çekilerek, o dönemde Cumhurbaşkanı tarafından yapılan düzenlemeyle en düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının üzerine çıkarıldığı hatırlatıldı. Ancak gelinen noktada sistemin yeniden altüst olduğu, memurların emeğinin ve mesleki birikiminin yok sayıldığı belirtildi.

“AYNI ODADA ÇALIŞIYORUZ, AMA UÇURUM BÜYÜYOR”

Açıklamada, farklı statülerde görev yapan kamu çalışanları arasındaki ücret farklarının iş barışını zedelediği vurgulandı. Maliye Bakanlığı, Kamu İşvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti’nin tutumlarının adaletsizliği gidermek yerine derinleştirdiği ifade edilerek, kamuda huzursuzluğun artık inkâr edilemez boyuta ulaştığı kaydedildi.

Nebi Gül, ücret dengesizliğinin kalıcı ve bütüncül bir düzenlemeyle giderilmesi gerektiğini belirterek, parçacı ve geçici çözümlerin sorunları daha da büyüttüğünü dile getirdi.

“MEMURU EZEREK ENFLASYONLA MÜCADELE EDİLEMEZ”

Basın açıklamasında, enflasyonun sorumlusu olmayan sabit gelirli kamu görevlilerine bu yükün fatura edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Adil paylaşım ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtilerek, emeğin karşılığının eksiksiz verilmesi çağrısı yapıldı.

Memur-Sen olarak hem kamu personel sisteminde hem de sendika mevzuatında köklü reformlar istediklerini ifade eden Gül, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır, çağdaş ve adil bir personel reformunun artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi.

KAPSAMLI PERSONEL REFORMU TALEBİ

Açıklamada, kariyer basamaklarının netleştirildiği, güvencenin artırıldığı, görev–unvan–sorumluluk esaslı bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatılmasının zorunlu olduğu ifade edilerek, “Şimdi değilse ne zaman?” çağrısı yapıldı.

SENDİKA YASASI VE TOPLU SÖZLEŞME SİSTEMİNE TEPKİ

 Nebi Gül,4688 sayılı Sendika Kanunu’nun artık ihtiyaçlara cevap vermediği belirtilerek, mevcut toplu sözleşme sistemi ve Hakem Kurulu yapısına “buraya kadar” denildi. Sadece maliye politikalarının belirleyici olduğu bir toplu sözleşme masası istemediklerini belirten Memur-Sen, piyasa gerçeklerinden kopuk kararlarla milyonlarca kamu görevlisinin geleceğinin belirlenmesine karşı çıktı.

ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası normlara uygun, grev hakkını da içeren yeni bir sendika yasasının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

“BU SORUMLULUK HÜKÜMETİN OMUZLARINDA”

Memur-Sen Erzincan İl Başkanı Nebi Gül , hükümete çağrıda bulunarak, gelirde adaleti sağlama ve kamuda bozulan huzuru yeniden tesis etme sorumluluğunun karar alıcılara ait olduğunu söyledi. Aksi halde yaşanan her günün kamu görevlileri için yeni mağduriyetler, kamu hizmetleri için ise verimsizlik anlamına geleceği ifade edildi.

Ücret dengesizliğinin ancak emekliliğe yansıyacak bir refah payı ile giderilebileceği belirtilirken, bu adımın ötelenmesinin sosyal maliyeti daha da artıracağı uyarısında bulunuldu.

“İMTİYAZ DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ”

Basın açıklaması, kamu görevlilerinin imtiyaz değil, alın terinin karşılığını istediği vurgusuyla sona erdi. Kamuda adalet, işyerlerinde huzur ve çalışma barışının yeniden tesis edilmesi talep edilirken, açıklama şu sözlerle tamamlandı:

“Yaşasın Hak, Yaşasın Emek, Yaşasın Adalet, Yaşasın Mücadele.”