Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Üzümlü’de Heyelan İddialarına Bilimsel Yanıt: “İlçe Merkezini Tehdit Eden Risk Yok”

Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde 27 Ağustos 2026 tarihinden itibaren gözlemlenen toprak

Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde 27 Ağustos 2026 tarihinden itibaren gözlemlenen toprak hareketliliği üzerine, Üçler Mahallesi Kurt Yuvası mevkisinin batı kısmı ile Korkoru Arkı’nın üst bölümü yüksek riskli alan ilan edilmişti. Kaymakamlık ve Belediye tarafından risk altındaki evler için tahliye kararı verilmiş, bölge ise kameralarla 24 saat canlı takibe alınmıştı.

Süreç içerisinde kamuoyuna yansıyan ve ilçe halkında endişeye neden olan çeşitli iddialar üzerine, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Erdal Akpınar başkanlığındaki bilim heyeti 2 Eylül 2026 tarihinde bölgede kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi.

Çalışmada jeolojik ve jeomorfolojik gözlemlerin yanı sıra fotoğraflama ve drone çekimleri yapılarak bölge genel hatlarıyla incelendi.

“Heyelan lokal bir alanda gerçekleşti”

EBYÜ Coğrafya Bölümü akademisyenleri tarafından hazırlanan raporda, ilk olarak Üzümlü ilçe merkezinin yaklaşık 800 metre kuzeybatısında, Çermeler mevkisi ile Korkoru Arkı’nın kuzeyinde meydana gelen heyelan alanının incelendiği belirtildi.

Raporda şu değerlendirmelere yer verildi:

“Erzincan İli Üzümlü ilçesinde meydana gelen heyelan sonrasında kamuoyuna yansıyan ve yöre halkını tedirgin eden bazı iddialar üzerine 02.09.2026 tarihinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde görevli akademisyenler tarafından detaylı saha çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında jeolojik, jeomorfolojik gözlemlerin yanı sıra fotoğraflama ve drone çekimleri gerçekleştirilmiş, tüm alan genel hatlarıyla incelenmiştir.

Öncelikle Üzümlü ilçe merkezinin ~800m KB’sında Çermeler mevkinin ve Korkoru arkının kuzeyinde kuzeyinde meydana gelen heyelan alanı incelenmiştir. Tespitlerimize göre heyelan metamorfik kayaçlardan oluşan temel üzerinde yer alan yamaç molozu-kolüvyon malzemesinde lokal bir alanda gerçekleşmiştir. KB-GD doğrultusunda gerçekleşen kayma olayı hemen yandaki dere ve sırtın doğal bariyer görevi görmesi sonucu sönümlenmiştir.

Altta yer alan metamorfik kayaçlarda herhangi bir hareketlenmenin olmaması bu kayma olayının sadece üstte yer alan birkaç metre kalınlığındaki yamaç molozu-kolüvyon birimlerinde meydana geldiğini göstermektedir.

Yağış ve zemin yapısına dikkat çekildi

Raporda, şistlerden oluşan ve nispeten geçirimsiz bir yapı sunan metamorfik temel kayaçların üzerinde oldukça geçirimli ve az tutturulmuş çakıl, kum ve siltlerden oluşan yamaç molozlarının suya doygun hale gelmesiyle hareketliliğin meydana geldiği değerlendirildi.

Raporda bu durumun yamaç eğiminin de etkisiyle malzemenin aşağı yönlü hareketlenmesine neden olduğu ifade edildi.

Akademisyenlerin değerlendirmesinde ayrıca söz konusu sahanın AFAD yetkilileri tarafından da çalışıldığı ve raporlaştırıldığı belirtilerek, heyelan sahasının rehabilite edilmesi ve alanın jeolojik, CBS ve jeofiziksel teknikler kullanılarak takip edilmesinin yararlı olacağı kaydedildi.

Kızlarkalesi Tepesi çevresi de incelendi

Bilim heyetinin saha çalışmasının ikinci bölümünde ise Üzümlü ilçe merkezi ile Kızlarkalesi Tepesi arasındaki alan incelendi. Bu bölgede saha gözlemleri gerçekleştirilirken drone çekimleri de yapıldı.

Raporda bölgedeki dağ kütlesinin metadasit, metabazit ve şist içerikli metamorfik kayaçlardan oluştuğu belirtildi. Kayaçların tabakalanma ve yapraklanma eğimlerinin genel olarak kuzeye doğru olduğu ifade edildi.

Sahada yaklaşık K45°B, 60°GD konumlu eğim atımlı normal faylara bağlı olarak genel olarak düşen blok üzerinde yamaç molozu-kolüvyon oluşumlarının gözlendiği aktarıldı.

Küçük ölçekli heyelanlar tespit edildi

Raporda, gevşek malzemeden oluşan söz konusu birimlerde şiddetli yağış dönemlerinde sellenmenin etkisiyle yarıntılar oluştuğu ve küçük ölçekli heyelanların meydana geldiği belirtildi.

Buna karşılık esas kütleyi oluşturan metamorfik kayaçlarda herhangi bir heyelan emaresine rastlanmadığı ifade edildi.

Raporda, bu kayaçların son derece rijit ve geçirimsiz bir yapıya sahip olduğu belirtilerek, büyük çaplı heyelanların bu yapıda gelişmesinin oldukça güç olduğu değerlendirildi.

Ayrıca kayaçların tabakalanma ve yapraklanma eğimlerinin K-KB yönünde olmasının da kaymayı zorlaştırdığı kaydedildi.

“İlçe merkezini tehdit edecek saha bulgusu gözlenmedi”

Saha çalışmasının en dikkat çekici sonucu ise Üzümlü ilçe merkezinin büyük bir heyelanla tehdit altında olduğu yönündeki iddialara ilişkin oldu.

Raporda, Üzümlü ilçe merkezini etkileyecek çapta büyük heyelanların gerçekleşeceği iddia edilen bölgede, kopmayı tetikleyecek yatay yönlü herhangi bir yarılmaya rastlanmadığı belirtildi.

Bilim heyeti tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadeler kullanıldı:

“Diğer yandan Üzümlü ilçe merkezini etkileyecek çapta büyük heyelanların gerçekleşeceği iddia edilen söz konusu sahada kopmayı tetikleyecek yatay yönlü herhangi bir yarılmaya da rastlanmamıştır. Sonuç olarak bu büyük dağ kütlesinin kayarak Üzümlü ilçe merkezini tehdit edebileceğine yönelik bir saha bulgusu gözlenmemiştir.”

Üniversite, AFAD ve MTA iş birliği önerisi

Raporda, mevcut saha bulgularının ilçe merkezini tehdit edecek büyük çaplı bir heyelan riskine işaret etmediği değerlendirilirken, bölgede izleme ve takip çalışmalarının sürdürülmesinin önemine de dikkat çekildi.

Bilim heyeti, yalnızca Üzümlü’de değil, Erzincan genelinde heyelan potansiyeli bulunan alanlarda Üniversite, AFAD ve MTA iş birliğiyle heyelan tespit ve izleme projelerinin yürütülmesinin faydalı olacağını belirtti.

Bu alanların jeolojik, jeofizik, CBS ve uzaktan algılama yöntemleriyle düzenli olarak takip edilmesinin risklerin erken tespit edilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Demir Eğitim Kurumları