Genç nüfusun büyük bölümünün göç ettiği Balaban Sarıkaya Köyü’nde yaşayan 94 yaşındaki Selvi Ana, tüm zorluklara rağmen üretime devam ediyor.
Erzincan merkeze yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta bulunan Üzümlü ilçesine bağlı Balaban Sarıkaya Köyü, yıllar önce çocuk sesleriyle dolup taşan sokaklarıyla bilinirken bugün sessizliğin hâkim olduğu bir yerleşim yeri haline geldi. Gençlerin büyük bölümü iş ve eğitim nedeniyle farklı şehirlere göç ederken, köyde kalan yaşlı vatandaşlar ise tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ediyor.
İlerlemiş yaşına rağmen bastonuna dayanarak ahırın yolunu tutan Selvi Ana, yıllardır olduğu gibi bugün de ineklerinin bakımını kendi yapıyor, sütlerini kendi elleriyle sağıyor.
Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen üretimden vazgeçmeyen Selvi Ana’nın azmi, görenleri hem duygulandırıyor hem de hayran bırakıyor.
“Çalışmadan Oturursam Daha Çok Yorulurum”
Röportajımız sırasında mütevazı evinin avlusunda bizi karşılayan Selvi Ana, yıllardır çalışmaya alıştığını belirterek üretmeden duramadığını söyledi.
“94 yaşına geldim. Gücüm eskisi kadar yok ama elimden geldiği kadar çalışıyorum. Çalışmadan oturursam daha çok yoruluyorum. Sabah kalkınca ilk işim hayvanların yanına gitmek oluyor.” dedi.
Hayvanlarını evladından ayırmadığını söyleyen Selvi Ana, onların bakımını yapmanın kendisi için bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Her Sabah Ahıra Giriyor
İlerlemiş yaşına rağmen her gün ahıra girdiğini anlatan Selvi Ana, ineklerini kendi elleriyle sağdığını belirterek şunları söyledi:
“Sabah erkenden kalkıyorum. Hayvanların yemini veriyorum. Sonra sütlerini sağıyorum. Yıllardır böyle yaşıyorum. Şimdi bırakmaya gönlüm razı olmuyor.”
Bastonuyla yürüyen Selvi Ana’nın, ahırdaki hareketliliği ise yaşına rağmen çalışma azmini gözler önüne seriyor.
“Karaciğerim Rahatsız, Gözlerim İyi Görmüyor”
Yaşadığı sağlık sorunlarından da bahseden Selvi Ana, zaman zaman yürümekte zorlandığını söyledi.
“Karaciğerimde rahatsızlık var. Gözlerim de eskisi gibi görmüyor. Doktorlara gidiyoruz ama imkânlarımız sınırlı. Yine de çalışıyorum. Hayvanlar bana bakıyor, ben de onlara bakıyorum.”
ifadelerini kullandı.

“Çoğu Gün Makarna Pişiriyoruz”
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığını anlatan Selvi Ana’nın sözleri ise yürek burktu.
“Aldığımız yaşlılık maaşı yetmiyor. Et alamıyoruz. İstediğimiz her şeyi pişiremiyoruz. Çoğu gün makarna yapıyoruz. Odun, kömür almak bile zor oldu.”
diyen Selvi Ana, geçim sıkıntısının üretmeye devam etmelerini zorlaştırdığını ancak yine de mücadeleden vazgeçmediklerini söyledi.
“Bir Oğlum Var, O Da Rahatsız”
Ailesinden de bahseden Selvi Ana, bir oğlunun bulunduğunu ancak onun da sağlık sorunları nedeniyle düzenli çalışamadığını anlattı.
“Oğlum da rahatsız. Elinden geldiği kadar yardımcı oluyor ama çoğu işi yine birlikte yapıyoruz. Allah güç verdiği sürece çalışmaya devam edeceğim.”
şeklinde konuştu.

