Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Karne Bir Sonuç Değil, Çocuğun Yolculuğunun Bir Parçası

Psikolog Zeynep Yapınca, karne sonrası doğru ebeveyn yaklaşımının çocukların özgüveni

Psikolog Zeynep Yapınca, karne sonrası doğru ebeveyn yaklaşımının çocukların özgüveni üzerinde etkili olduğunu belirterek, yaz tatilinin çocuklarla güçlü bağlar kurmak için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Uzun ve yoğun geçen eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle milyonlarca öğrenci yaz tatiline başlarken, ailelerde de karne heyecanı yaşandı. Ancak uzmanlar, karne gününün sadece akademik bir değerlendirme olarak görülmesi gerektiğini belirterek ebeveynleri çocuklarına karşı sergiledikleri tutum konusunda uyarıyor.

Psikolog Zeynep Yapınca, gazetemize yaptığı açıklamada karne döneminin aile içi iletişim açısından kritik bir süreç olduğuna dikkat çekerek, ebeveynlerin çocuklarını notları üzerinden değerlendirmemeleri gerektiğini söyledi.

Yapınca, “Karne yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansın göstergesidir. Bir çocuğun zekâsını, karakterini ya da gelecekte nasıl biri olacağını göstermez. Bu nedenle çocuklara yaklaşımımız, notlardan çok daha büyük önem taşıyor.” Dedi.

“Başarıyı Değil, Gösterilen Çabayı Takdir Edin”

Karne notları yüksek olan çocukların elbette takdir edilmesi gerektiğini ifade eden Yapınca, övgünün yalnızca başarıya değil, verilen emeğe yöneltilmesinin daha sağlıklı olduğunu söyledi.

“Çocuğa ‘Sen çok zekisin.’ Demek yerine, ‘Bu dönem çok emek verdin, düzenli çalıştın ve bunun karşılığını aldın.’ Demek çok daha değerlidir.” Diyen Yapınca, bu yaklaşımın çocukların içsel motivasyonunu güçlendirdiğini belirtti.

Başarıyı yalnızca büyük ödüllerle ilişkilendirmenin uzun vadede öğrenmenin gerçek değerini gölgeleyebileceğini vurgulayan Yapınca, çocukların koşulsuz sevildiklerini hissetmelerinin psikolojik gelişimleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

“Düşük Notlarda Öfke Değil, Empati Gerekir”

Karne notlarının beklentilerin altında olması durumunda ailelerin sergileyeceği tavrın belirleyici olduğunu ifade eden Psikolog Zeynep Yapınca, ceza, bağırma ve kıyaslamanın çocuklara fayda sağlamadığını söyledi.

“Düşük notlar karşısında çocuğu suçlamak ya da kardeşiyle, arkadaşlarıyla kıyaslamak onun motivasyonunu artırmaz. Tam tersine kendisini değersiz hissetmesine neden olabilir.” İfadelerini kullanan Yapınca, ailelerin çözüm odaklı yaklaşım benimsemeleri gerektiğini dile getirdi.

Çocuklara, “Bu dönem seni zorlayan neydi?” ya da “Bunu birlikte nasıl daha iyi hale getirebiliriz?” gibi sorular yöneltilmesinin çok daha yapıcı sonuçlar doğuracağını belirten Yapınca, ailelerin öncelikle çocuklarını dinlemeleri gerektiğini söyledi.

Akademik Başarının Arkasında Görünmeyen Nedenler Olabilir

Her düşük notun tembellikten kaynaklanmadığını belirten Yapınca, akademik başarıyı etkileyen birçok farklı etken bulunduğunu ifade etti.

Dikkat eksikliği, sınav kaygısı, öğrenme güçlükleri, motivasyon kaybı, arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve duygusal sıkıntıların çocukların ders performansını doğrudan etkileyebileceğini söyleyen Yapınca, “Bazen çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey eleştirilmek değil, anlaşılmaktır.” Dedi.

Yaz Tatili Kuralsızlık Anlamına Gelmemeli

Karne heyecanının ardından aileleri farklı bir sürecin beklediğini belirten Yapınca, yaz tatilinin tamamen kuralsız geçirilmesinin çocukların gelişimine olumsuz yansıyabileceğini söyledi.

Okul döneminde belli bir düzene alışan çocukların tatilin ilk günlerinde uyum sorunu yaşayabileceklerini ifade eden Yapınca, ailelerin esnek ancak tutarlı bir günlük düzen oluşturmalarının önemine dikkat çekti.

“Yaz tatili sabaha kadar ekran başında kalınan, öğlene kadar uyunan ve günün tamamen plansız geçtiği bir dönem olmamalıdır.” Diyen Yapınca, özellikle uyku düzeninin büyük ölçüde korunmasının hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından önemli olduğunu vurguladı.

“Ekran Hayatın Merkezi Olmamalı”

Yaz tatilinde çocukların en fazla vakit geçirdiği alanlardan birinin dijital ekranlar olduğuna dikkat çeken Yapınca, teknolojiyi tamamen yasaklamanın doğru bir yöntem olmadığını ancak sınırların mutlaka belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Açık havada geçirilen zamanın, fiziksel aktivitelerin, arkadaşlarla kurulan sosyal ilişkilerin ve ailece yapılan etkinliklerin çocukların psikolojik iyi oluşunu desteklediğini belirten Yapınca, ekranın hayatın merkezine yerleşmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Yaz Tatili Derslerden Çok Hayatı Öğretiyor

Yaz tatilinin yalnızca eksik konuların tamamlanacağı uzun bir ders çalışma dönemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yapınca, kısa süreli kitap okumaları ve hafif akademik tekrarların yeterli olacağını söyledi.

Asıl kazanımın yaşam becerileri olduğuna dikkat çeken Yapınca, çocukların yaşlarına uygun sorumluluklar almalarının gelişimleri açısından oldukça değerli olduğunu belirtti.

“Odasını toplamak, sofraya yardım etmek, alışverişe katılmak ya da kendi işlerini yapabilmek çocukların özgüvenini ve bağımsızlık duygusunu güçlendirir.” Diyen Yapınca, serbest oyunun ve zaman zaman can sıkıntısı yaşamanın bile çocukların hayal gücünü geliştirdiğini söyledi.

“Çocuklar Pahalı Tatilleri Değil, Birlikte Geçirilen Zamanı Hatırlar”

Aile içi iletişimin yaz tatilindeki en önemli kazanım olduğunu ifade eden Psikolog Zeynep Yapınca, çocukların hafızasında en kalıcı izleri birlikte geçirilen kaliteli zamanın bıraktığını söyledi.

Birlikte yapılan yürüyüşlerin, akşam sohbetlerinin, oynanan kutu oyunlarının ya da paylaşılan küçük anların çocukların duygusal gelişiminde büyük yer tuttuğunu belirten Yapınca, “Çocuklar yıllar sonra aldıkları notları değil, kendilerini dinleyen, anlayan ve yanında olan anne babalarını hatırlar.” İfadelerini kullandı.

“Yaz Tatili Duygusal Bağları Güçlendirmek İçin Büyük Bir Fırsat”

Açıklamalarının sonunda ailelere seslenen Psikolog Zeynep Yapınca, karnenin yalnızca bir değerlendirme belgesi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımızın değeri hiçbir zaman karnelerindeki rakamlarla ölçülemez. Yaz tatili ise sadece eksikleri kapatma zamanı değil; ilişkileri güçlendirmek, yaşam becerilerini geliştirmek ve çocukların duygusal dünyalarına dokunabilmek için önemli bir fırsattır. Çocuklarımızın yıllar sonra hatırlayacağı şey notları değil, bu yaz kendilerini ne kadar güvende, anlaşılmış ve seviliyor hissettikleridir. Tüm çocuklara keyifli, tüm ailelere ise huzur ve güzel anılarla dolu bir yaz tatili diliyorum.”

Demir Eğitim Kurumları