Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gül: “Erzincan’da Türkiye’nin En Büyük Açık Hava Müzesini Kurmayı Hedefliyoruz”

1939 depremiyle toprağın altında kalan tarihi Erzincan, başlatılan Arkeopark Projesi

1939 depremiyle toprağın altında kalan tarihi Erzincan, başlatılan Arkeopark Projesi ile yeniden gün yüzüne çıkmaya hazırlanıyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Gül, Erzincan’ın tarihini yeniden ayağa kaldıracak dev proje hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Uzun yıllardır hazırlıkları sürdürülen ve geçtiğimiz günlerde ilk kazmanın vurulduğu Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi’nin yalnızca bir arkeolojik çalışma olmadığını vurgulayan Gül, bunun Erzincan’ın geleceğini şekillendirecek büyük bir kültür ve kalkınma hamlesi olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Gül, Erzincan’ın tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek, “Bugünkü Erzincan aslında 1939 depreminden sonra yeniden kurulmuş bir şehir. Ancak tren yolunun ötesinde, toprağın altında bin yıllık bir şehir yatıyor. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Erzincan Emirliği’nden Cumhuriyet’e kadar uzanan çok büyük bir tarih burada saklı durumda. Biz şimdi o tarihi yeniden ortaya çıkarmak için yola çıktık” diye konuştu.

“YÜZ YILDA BİR GELEN FIRSAT”

8-12 Haziran tarihleri arasında Erzincan’da düzenlenen Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nun önemine değinen Gül, etkinliğin dünya çapında ses getirdiğini söyledi.

Türkiye’nin ve dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce bilim insanının Erzincan’da buluştuğunu ifade eden Gül, “Bu sempozyum sıradan bir organizasyon değil. Yüz yılda bir denk gelecek kadar önemli bir bilimsel buluşma. İspanya’dan, İtalya’dan, İngiltere’den ve birçok ülkeden uzmanlar Erzincan’a geldi. Burada oluşan bilimsel sinerji sayesinde Erzincan’ın tarihi ve kültürel mirasını dünyaya anlatma fırsatı yakaladık” dedi.

“İLK KAZMA İZZET PAŞA CAMİİ’NDE VURULDU”

Projede ilk etap çalışmalarının İzzet Paşa Camii çevresinde başladığını belirten Gül, bölgede çok sayıda tarihi yapının bulunduğunu söyledi.

Osmanlı döneminde Erzincan’ın önemli bir askeri ve ticari merkez olduğunu vurgulayan Gül, “Burada yalnızca camiler yok. Hanlar, çarşılar, konaklar, Mevlevihane, Bektaşihane, vakıf eserleri, kümbetler ve birçok tarihi yapı bulunuyor. Adeta toprağın altında donmuş bir şehir var. Biz o şehri yeniden görünür hale getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

YER ALTININ RÖNTGENİ ÇEKİLDİ

Kazı çalışmalarından önce bölgede kapsamlı jeoradar araştırmaları yapıldığını anlatan Gül, bu teknolojinin yer altındaki yapıları tespit etmelerine yardımcı olduğunu belirtti.

“Jeoradar yer altının röntgenidir” diyen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz yıllardır bu alan üzerinde bilimsel çalışmalar yürütüyoruz. Yer altındaki yapıların büyük bölümünü tespit ettik. Eski fotoğraflar, haritalar ve arşiv belgeleriyle bunları karşılaştırdık. Hangi yapının nerede olduğunu büyük ölçüde biliyoruz. Hatta bazı tarihi binaların üç boyutlu modelleri bile hazırlandı.” dedi.

“TOPRAK BİZE NELER SUNACAK BİLMİYORUZ”

Projeyi heyecan verici kılan en önemli unsurun bilinmezlik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Gül, toprağın altında ortaya çıkmayı bekleyen çok sayıda hikâye bulunduğunu dile getirdi.

“Belki bir askerin ailesine yazdığı mektup çıkacak, belki bir tüccarın defteri, belki de yüzlerce yıl öncesine ait günlük yaşamın izleri bulunacak” diyen Gül, “Bir şehir bir gecede felaketle toprağın altında kalıyor ve olduğu gibi donuyor. Şimdi biz o zamanı yeniden açıyoruz. Bu hem çok duygusal hem de çok heyecan verici bir süreç” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ HEDEFİ

Projenin en büyük hedeflerinden birinin Erzincan’ı Türkiye’nin en önemli kültür destinasyonlarından biri haline getirmek olduğunu belirten Gül, ortaya çıkarılacak alanın klasik bir kazı sahası olmayacağını söyledi.

Planlanan Arkeopark içerisinde yürüyüş yolları, dinlenme alanları, müzeler, kafeler, restoranlar ve sosyal yaşam alanlarının yer alacağını belirten Gül, “İnsanlar sadece tarihi görmek için değil, burada vakit geçirmek için de gelecek. Burası yaşayan bir kültür merkezi olacak” dedi.

Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan yapıların karekod sistemiyle ziyaretçilere tanıtılacağını söyleyen Gül, her yapının hikâyesinin dijital ortamda anlatılacağını ifade etti.

“ERZİNCAN’A YILDA MİLYONLARCA TURİST GELEBİLİR”

Projenin tamamlanması halinde Erzincan’ın turizm açısından bambaşka bir noktaya ulaşacağını vurgulayan Gül, yıllık ziyaretçi sayısında büyük artış beklediklerini söyledi.

“Kayseri’ye, Konya’ya, Mardin’e, Erzurum’a gittiğinizde tarihi alanların nasıl canlı olduğunu görüyorsunuz” diyen Gül, “Biz de Erzincan’da aynı atmosferi oluşturmak istiyoruz. Eğer planlandığı şekilde ilerlerse yıllık iki ila üç milyon ziyaretçinin Erzincan’a gelme ihtimali var. Bu yalnızca kültürel değil ekonomik anlamda da büyük bir dönüşüm sağlayacaktır” dedi.

YÜZLERCE KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK

Arkeopark Projesi’nin ekonomik boyutuna da değinen Gül, çalışmaların Erzincan’da yeni iş alanları oluşturacağını söyledi.

Kazı süreçlerinde yüzlerce kişinin görev alacağını belirten Gül, “Bu proje sadece tarihi ortaya çıkarmayacak. Aynı zamanda gençlerimize iş imkânı sunacak. Kazılarda, müzelerde, turizm işletmelerinde ve birçok farklı alanda yeni istihdam kapıları açılacak” diye konuştu.

“ERZİNCAN TARİHİNE SAHİP ÇIKIYOR”

Projenin başarısında kamu kurumları, yerel yönetimler ve vatandaşların desteğinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gül, Erzincan’ın ortak bir hedef etrafında birleştiğini ifade etti.

Valilikten belediyeye, üniversiteden bakanlıklara kadar birçok kurumun projeye destek verdiğini söyleyen Gül, “Bu yalnızca akademisyenlerin projesi değil. Bu Erzincan’ın projesidir. Şehrin geçmişine sahip çıkmasıdır. Eğer hep birlikte sahip çıkarsak ortaya çıkacak eser yalnızca Erzincan’ın değil, Türkiye’nin gurur duyacağı bir kültür mirası olacaktır” dedi.

ERZİNCAN’IN GELECEĞİ TOPRAĞIN ALTINDA SAKLI

Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi’nin önümüzdeki yıllarda kentin kaderini değiştirecek çalışmalardan biri olacağı belirtilirken, ilk kazmaların vurulmasıyla birlikte heyecan da giderek büyüyor. Bin yıllık geçmişiyle toprağın altında bekleyen tarihi Erzincan, yapılacak çalışmalarla yeniden gün yüzüne çıkacak. Uzmanlara göre bu proje yalnızca kayıp bir şehri ortaya çıkarmayacak, aynı zamanda Erzincan’ın kültür, turizm ve ekonomi alanlarında yeni bir döneme adım atmasını sağlayacak.

Demir Eğitim Kurumları