Dünyanın en gelişmiş savaş uçakları arasında gösterilen F-35 ve B-2’nin görünmezlik teknolojisinde kullanılan özel malzemelerin geliştirilmesinde önemli rol üstlenen Türk bilim insanı Prof. Dr. Ergün Kırlıkovalı, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), uluslararası bilim ve teknoloji dünyasında önemli çalışmalara imza atan Türk bilim insanı Prof. Dr. Ergün Kırlıkovalı’yı ağırladı. F-35 ve B-2 gibi savaş uçaklarının görünmezlik teknolojisinde kullanılan özel malzemelerin geliştirilmesinde önemli rol oynayan Kırlıkovalı, üniversitede düzenlenen söyleşide öğrencilerle bir araya gelerek bilimsel çalışmalarını, girişimcilik deneyimlerini ve başarıya uzanan meslek hayatını anlattı. Özellikle 1988 yılında katıldığı bir toplantıda yaşadığı deneyimi paylaşan Kırlıkovalı, korkularına rağmen mücadele ederek önemli bir başarıya ulaştığını belirtti.
. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde, “F-35 ve B-2’nin Görünmezliğinin Ardındaki Türk Bilim İnsanı Ergün Kırlıkovalı” başlığıyla gerçekleştirilen programa Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adem Başıbüyük ve Prof. Dr. Meryem Özturan Sağırlı, Genel Sekreter Mustafa Yurteken, akademisyenler, öğrenciler ve Prof. Dr. Ergün Kırlıkovalı’nın eşi Miss Juliana Kırlıkovalı katıldı.

KUYRUKLUYILDIZ: GENÇLER HEDEFLERİNİ YÜKSEK TUTMALI
Programın açılış konuşmasını yapan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, akademisyenleri, öğrencileri ve davetlileri selamlayarak konuşmasına başladı. Uluslararası alanda bilimsel çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ergün Kırlıkovalı’yı üniversitede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kuyrukluyıldız, davetlerini kabul ederek öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmasından dolayı kendisine teşekkür etti.
Kırlıkovalı’nın özellikle polimer bilimi ve havacılık teknolojileri alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla tanındığını belirten Kuyrukluyıldız, söyleşinin öğrenciler açısından önemli bir tecrübe paylaşımı olacağını ifade etti. Üniversitenin “Anadolu’da bir dünya üniversitesi” olma vizyonuna değinen Kuyrukluyıldız, bilimsel bilginin uluslararası alana taşınmasını, öğrencilerin dünya çapında başarılara ulaşmasını ve akademik çalışmaların uluslararası platformlarda karşılık bulmasını önemsediklerini kaydetti.
Gençlere hedeflerini yüksek tutmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Kuyrukluyıldız, mevcut başarılarla yetinilmemesi ve her zaman daha iyisinin hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. Merak duygusu, araştırma azmi ve cesaretin bilimsel gelişmenin temel unsurları olduğuna dikkat çeken Kuyrukluyıldız, öğrencilerin kendilerine güvenerek büyük hedeflere yönelmelerini istedi.
Kırlıkovalı’nın artık Erzincan’da bir evi ve üniversitede bir ailesi olduğunu ifade eden Kuyrukluyıldız, kendisinin Amerika’da da Erzincan’ın ve üniversitenin gönül elçisi olacağına inandığını belirtti. Akademisyenler ve öğrenciler arasında uluslararası bağlantıların kurulmasına katkı sağlamasını temenni etti.

1988’DEKİ TOPLANTI HAYATININ DÖNÜM NOKTASI OLDU
Rektör Kuyrukluyıldız’ın konuşmasının ardından kürsüye çıkan Prof. Dr. Ergün Kırlıkovalı, bilim dünyasındaki çalışmalarının yanı sıra meslek hayatında karşılaştığı zorlukları ve başarıya ulaşma sürecini öğrencilerle paylaştı.
Konuşmasında özellikle 1988 yılında ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Palmdale kentinde katıldığı bir toplantının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu anlatan Kırlıkovalı, dünyanın önde gelen savunma ve havacılık şirketlerinin temsilcilerinin bulunduğu toplantıya tek başına katıldığını söyledi.
Karşısında büyük şirketlerin temsilcilerini gördüğünde başlangıçta kendisini yetersiz hissettiğini ve toplantıdan ayrılmayı düşündüğünü belirten Kırlıkovalı, bu deneyimin kendisi için önemli bir sınav olduğunu dile getirdi.
Toplantıda Northrop Grumman yetkililerinin B-2 hayalet uçaklarında kullanılmak üzere özel bir malzeme arayışında olduğunu öğrendiğini aktaran Kırlıkovalı, istenen malzemenin radar emici özelliğe sahip olmasının yanı sıra çelik kadar dayanıklı ve kauçuk kadar esnek olması gerektiğini ifade etti.
Diğer şirketlerin bu özellikleri aynı malzemede bir araya getirmenin gerçekçi olmadığını düşündüğünü belirten Kırlıkovalı, geçmişte edindiği akademik bilgileri hatırlayarak bu zorluğun üstesinden gelebileceğine inandığını ve çalışmalara başladığını anlattı.
BEŞ FORMÜLDEN DÖRDÜNCÜSÜ BAŞARIYI GETİRDİ
Yaklaşık 5-6 ay süren yoğun laboratuvar çalışmalarının ardından beş farklı formül geliştirdiklerini söyleyen Kırlıkovalı, yapılan denemeler sonucunda dördüncü formülün istenen özellikleri taşıdığını ve başarılı sonuç verdiğini aktardı.
Bu çalışmanın meslek hayatındaki en önemli gelişmelerden biri olduğunu vurgulayan Kırlıkovalı, 1998 yılından bu yana Boeing’in ilgili ürün grubundaki tek tedarikçisi olduklarını ifade etti.

Yaşadığı süreci öğrencilerle paylaşan Kırlıkovalı, büyük rakiplerle karşılaşmanın ve başarısızlık ihtimalinin insanlarda korku oluşturabileceğini ancak bu duygunun hedeflerden vazgeçmeye neden olmaması gerektiğini belirtti.
“KORKMAK BAŞKA, KORKUP KAÇMAK BAŞKA”
Öğrencilere iki temel tavsiyede bulunan Kırlıkovalı, bunlardan ilkinin üniversite yıllarında edinilen bilgileri gerçekten öğrenmek ve gerektiğinde kullanabilmek olduğunu söyledi. Derslerin yalnızca sınavları geçmek amacıyla takip edilmemesi gerektiğini belirten Kırlıkovalı, öğrencilerin anlamadıkları konuları sorgulamalarını, araştırmalarını ve kendi alanlarında uzmanlaşmalarını istedi.
“İNOVASYON DOĞUŞTAN GELEN BİR AYRICALIK DEĞİL”
Konuşmasının önemli bölümlerinden birini inovasyon ve yenilikçi düşünceye ayıran Kırlıkovalı, inovasyonun yalnızca belirli kişilerin sahip olduğu doğuştan gelen bir yetenek olmadığını ifade etti. Bu becerinin öğrenilebileceğini ve geliştirilebileceğini belirten bilim insanı, her insanın içinde keşfedilmeyi bekleyen yaratıcı bir potansiyel bulunduğunu söyledi.
Öğrencilerle inovasyona ulaşmanın 10 adımlık yol haritasını paylaşan Kırlıkovalı; disiplinli çalışmanın, araştırmanın, öğrenilen bilgilerin uygulamaya aktarılmasının ve kararlılığın yenilikçi düşüncenin temelini oluşturduğunu anlattı.
Eğitim hayatında Manchester Üniversitesi başta olmak üzere farklı kurumlarda edindiği deneyimlere de değinen Kırlıkovalı, 1973 yılında Avusturya’da, 1974 yılında ise Polonya’da gerçekleştirdiği sanayi stajlarının çalışma disiplini konusundaki yaklaşımını önemli ölçüde etkilediğini belirtti.

FARKLI DÜŞÜNMEK TİCARİ HAYATTA DA ÖNE ÇIKARDI
Meslek hayatı boyunca farklı ülkelerde ve çeşitli sektörlerde çalışmalar yürüttüğünü anlatan Kırlıkovalı, San Francisco’da polimer beton, beton enjeksiyon sistemleri ve su altı yapıştırıcıları üzerine çalıştığını söyledi. Los Angeles’ta uzay ve havacılık kompozitleri alanında görev aldığını, Güney Kore’de ise boru, pompa ve vanalara yönelik dayanıklı malzemeler geliştirdiğini aktardı.
1985 yılında kendi şirketini kurduğunu belirten Kırlıkovalı, ticari hayatta aynı ürünleri sunan çok sayıda rakiple karşılaşmanın kendisini farklı çözümler üretmeye yönelttiğini ifade etti.
Rekabette öne çıkmanın yolunun diğerlerinden farklılaşmaktan geçtiğini dile getiren Kırlıkovalı, gençlerin yalnızca mevcut bilgileriyle yetinmemesi, sürekli araştırması, sorgulaması ve yeni fikirler geliştirmesi gerektiğini kaydetti.
