Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Migrenin Görünmeyen Yüzü Ortaya Çıktı

Fizyoterapist Onurcan Cuda, migren ve kronik baş ağrılarının sadece beyin

Fizyoterapist Onurcan Cuda, migren ve kronik baş ağrılarının sadece beyin kaynaklı olmadığını, boyun, kas, duruş bozukluğu ve stresin bu ağrıları tetiklediğini belirtti.

Kronik baş ağrıları ve migren, modern yaşamın en yaygın ve en yıpratıcı sağlık sorunları arasında yer alıyor. Günlük hayatın temposu, uzun süre bilgisayar başında kalma, stres, yanlış duruş alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam, baş ağrılarını daha da tetikliyor. Çoğu kişi bu ağrıları sadece ilaçlarla bastırmaya çalışırken, fizyoterapi alanında yapılan çalışmalar, baş ağrılarının büyük bölümünün kas, eklem ve postür bozukluklarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Erzincan’da görev yapan Fizyoterapist Onurcan Cuda, migren ve baş ağrılarının arkasındaki nedenleri ve fizyoterapinin bu süreçteki yerini detaylarıyla anlattı.

“Migreni sadece baş ağrısı olarak görmek eksik bir yaklaşımdır”

Migrenin sanıldığından çok daha karmaşık bir tablo olduğunu ifade eden Cua, bu durumu şu sözlerle anlattı:

“Migren sadece başın içinde olan bir problem değildir. Bunun arkasında kas sistemi, eklemler, sinir sistemi, dolaşım ve hatta kişinin psikolojik durumu birlikte rol oynar. Biz fizyoterapistler migrene sadece ağrı olarak bakmayız, vücudun tamamını değerlendiririz.”

Kişinin duruşunun, boyun pozisyonunun ve omuz yapısının bile baş ağrılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Cuda, özellikle uzun süre masa başında çalışan bireylerde bu sorunların daha sık görüldüğünü söyledi.

“Boyun kasları gerginse, baş ağrısı kaçınılmaz olur”

Baş ağrılarının en önemli nedenlerinden birinin boyun kaslarındaki gerginlik olduğunu vurgulayan Cuda, “Boyun kasları uzun süre kasılı kaldığında bu gerginlik zamanla baş bölgesine yansır. Kas dokusu sertleşir, kan dolaşımı bozulur ve bu da ağrıya dönüşür. Biz fizyoterapide bu kasları gevşeterek ve eklemleri rahatlatarak ağrının temel kaynağına müdahale ederiz” dedi.

Uygulanan manuel terapi, yumuşak doku teknikleri ve egzersizlerle kas dokusunun rahatlatıldığını ifade eden Cuda, bu sayede baş ağrılarının önemli ölçüde azaldığını belirtti.

“Seanslar tek başına yeterli değil”

Tedavinin yalnızca klinikte yapılan uygulamalarla sınırlı olmadığını söyleyen Cuda, kişinin kendi vücudunu tanımasının sürecin en önemli parçası olduğunu vurguladı:

“Sadece gelip seansa girmek yeterli değildir. Kişi gün içinde nasıl oturduğunu, boynunu nasıl kullandığını, stres altında kaslarını nasıl sıktığını fark etmeli. Vücut farkındalığı gelişmezse ağrılar tekrar eder.”

Cuda’ya göre, kişinin ağrısının ne zaman ortaya çıktığını gözlemlemesi bile tedavinin yönünü belirlemede çok büyük bir ipucu sunuyor.

Solunum ve stres migreni doğrudan etkiliyor

Migren ve baş ağrılarında stresin etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Cuda, “Stres anında vücut otomatik olarak kasılır. Özellikle boyun, omuz ve çene kasları gerilir. Bu da migreni tetikler” dedi.

Solunumun bu noktada kilit rol oynadığını vurgulayan Cuda, “Yüzeyel ve hızlı nefes alan bir kişinin kasları sürekli gergin kalır. Doğru nefes teknikleri ise sinir sistemini sakinleştirir, kasları gevşetir ve ağrının şiddetini düşürür” ifadelerini kullandı.

“Disk kaynaklı ağrılarda sabır şart”

Bazı migren ve baş ağrılarının boyun fıtığı ya da disk problemlerinden kaynaklandığını belirten Cuda, bu tür durumlarda iyileşmenin zaman aldığını söyledi:

“Eğer ağrının kaynağı diskteki bir problemse, o diskin iyileşmesi ortalama altı ay sürer. Bu süreçte kişinin düzenli egzersiz yapması, duruşunu düzeltmesi ve boynunu koruması gerekir. Aksi halde ağrı tekrar eder.” Dedi.

“Göz ve çene ağrısı her zaman migren değildir”

Boyundan kaynaklanan problemlerin ağrıyı farklı bölgelere yansıtabildiğini ifade eden Cuda, “Bir kişi göz çevresinde, çenede ya da kulakta ağrı hissedebilir ama sorun aslında boyundadır. Bu tür ağrılar çoğu zaman migrenle karıştırılır” dedi.

Özellikle boyun fıtığı olan kişilerde bu tür yansıyan ağrıların sık görüldüğünü belirten Cuda, ağrının karakterindeki değişikliklerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguladı.