Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Nesilden Nesile Devam Eden Anahtarcılık Mesleği

Erzincan’da uzun yıllardır sürdürülen anahtarcılık mesleği teknolojiyle birlikte farklı bir

Erzincan’da uzun yıllardır sürdürülen anahtarcılık mesleği teknolojiyle birlikte farklı bir boyut kazandı. Furkan Yıldırım, gelecekte anahtarların yerini güvenlik sistemlerinin alabileceğini söyledi.

Erzincan’da uzun yıllardır anahtarcılık mesleğini sürdüren Furkan Yıldırım, aileden gelen mesleği teknolojiyle birleştirerek günümüz şartlarına uyarladıklarını söyledi. Erzincan merkezde faaliyet gösteren “Furkan Anahtarcılık” işletmesinin sahibi olan Yıldırım, mesleğin yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğunu belirterek bu işin kendilerine aile büyüklerinden miras kaldığını ifade etti.

Anahtarcılık mesleğinin ailelerinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirten Yıldırım, mesleğin ilk yıllarında farklı alanlarda üretim yapıldığını dile getirerek şunları söyledi:

“Bu meslek bize aileden geliyor. Babam da bu işi daha öncesinde eniştesinden devralmış. İlk dönemlerde bıçak imalatı yapılıyormuş. Aynı zamanda kilit tamiratları da yapılıyormuş. O yıllarda ustalık çok önemliydi çünkü birçok şey tamamen el emeğiyle üretiliyordu. Bıçaklar tek tek elde yapılırdı, kilitler tamir edilirdi. O dönemlerde ustaların yaptığı işlerin değeri çok daha farklıydı.” Dedi.

BIÇAK İMALATINDAN KİLİT TAMİRATINA

Yıllar içerisinde üretim şekillerinin değişmesiyle birlikte mesleğin de yön değiştirdiğini belirten Yıldırım, özellikle fabrikalaşmanın el emeği meslekleri büyük ölçüde etkilediğini söyledi.

“Zaman ilerledikçe üretim şekilleri değişmeye başladı. Babam ilerleyen yıllarda bıçak imalatını bırakmak zorunda kaldı. Çünkü artık fabrikalar seri üretim yapmaya başlamıştı. El emeği ile yapılan bıçakların yerini fabrikada üretilen ürünler aldı. Bu da doğal olarak ustaların yaptığı üretimin değerini düşürdü. Babam da bu nedenle bıçak imalatını bırakarak kilit tamiratı ve oto kilit işleri üzerine yoğunlaştı.”

O yıllarda özellikle araç kilitleri ve mekanik sistemlerin tamir edildiğini belirten Yıldırım, ustaların birçok sorunu tamir ederek çözdüğünü ifade etti.

“Eskiden otomobillerin kilit sistemleri, kapı kilitleri ya da kontak sistemleri tamir edilirdi. Birçok parça değiştirilmeden önce ustalar tarafından onarılırdı. İnsanlar tamir ettirmeyi tercih ederdi. Bu da ustaların meslekteki önemini artırıyordu.”

MESLEĞİ TEKNOLOJİYLE YENİLEDİ

Babadan devraldığı mesleği farklı bir noktaya taşıdığını anlatan Furkan Yıldırım, özellikle son yıllarda anahtarcılık sektöründe teknolojinin çok önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Yaklaşık 10 yıldır aktif olarak bu mesleğin içinde olduğunu belirten Yıldırım, anahtarcılık sektörünün artık elektronik sistemlerle iç içe geçtiğini dile getirdi.

“Babamdan işi devraldıktan sonra ben daha çok elektronik sistemlere yöneldim. Çünkü araç teknolojileri değişmeye başladı. Eskiden mekanik olan sistemlerin yerini elektronik sistemler aldı. Özellikle oto elektronik anahtarlar ve çipli anahtar sistemleri artık çok yaygın hale geldi.”

Yıldırım, bu değişime ayak uydurabilmek için sürekli kendilerini geliştirdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Teknolojiyi takip etmek zorundayız. Araç anahtarları artık sadece metal bir anahtar değil. İçerisinde elektronik sistemler, çipler ve yazılımlar var. Biz de bu gelişmeleri takip ederek iş yerimizi güncelledik. Erzincan standartlarında araç anahtarları, ev kilitleri, kontak kilitleri ve anahtar tedariği konusunda müşterilerimize hizmet veriyoruz.”

ERZİNCAN’DA ANAHTARCILIK AİLE MESLEĞİ

Erzincan’da anahtarcılık sektörünün büyük ölçüde aile mesleği olarak sürdürüldüğünü belirten Yıldırım, şehirdeki işletmelerin de birbirleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

“Erzincan’da bu sektör çok geniş değil. Şu anda bu sektörün içerisinde üç firma var. Diğer firmalar da aslında bizimle bağlantılı diyebiliriz. Onlardan biri amcamın oğlu yani kuzenim. Bunun dışında bağımsız bir anahtarcı yok diyebiliriz. Yani Erzincan’da bu meslek büyük ölçüde bizim aile üzerinden ilerliyor.”

Bu durumun hem meslek açısından hem de şehir açısından farklı bir anlam taşıdığını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir anlamda Erzincan’ın anahtarcısı diyebiliriz. Çünkü yıllardır bu işi yapan aile biziz. İnsanlar da bizi tanıyor ve güveniyor.”

TAMİR YERİNE YENİSİ TERCİH EDİLİYOR

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte anahtar ve kilit sektöründe de büyük değişimler yaşandığını söyleyen Yıldırım, geçmişte yapılan birçok tamir işleminin artık yapılmadığını belirtti.

“Eskiden kapı kilitleri, kontak kilitleri ve birçok mekanik sistem tamir edilirdi. Ancak günümüzde fabrikasyon üretim çok arttı. Yeni ürünlerin fiyatları da uygun olunca insanlar tamir yerine yenisini almayı tercih ediyor.”

Bu nedenle anahtarcıların da iş alanlarının değiştiğini ifade eden Yıldırım şunları söyledi:

“Artık daha çok yedek anahtar yapıyoruz. Bunun dışında kilit ve parça tedariği sağlıyoruz. Aynı zamanda montaj ve uygulama işlemlerini yapıyoruz. Yani iş tamamen bitmiyor ama şekil değiştiriyor.”

“KENDİNİ YENİLEMEYEN SEKTÖRDE TUTUNAMAZ”

Esnaflıkta ayakta kalmanın en önemli şartının değişime ayak uydurmak olduğunu belirten Yıldırım, bunun tüm sektörler için geçerli olduğunu ifade etti.

“Eğer bir sektörde kendinizi yenilemezseniz küçülme dönemine girersiniz. Bu sadece anahtarcılık için değil tüm meslekler için geçerli. Biz de bu nedenle sürekli kendimizi güncelledik.”

Özellikle bıçakçılık sektöründe yaşanan değişimin buna iyi bir örnek olduğunu söyleyen Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

“Eskiden bıçak ustaları çok önemliydi. Ancak bugün artık herkes bıçak satabiliyor. Nalburlarda, marketlerde, ucuzluk pazarlarında bile bıçak satışı yapılabiliyor. Bu da doğal olarak eski ustaların yaptığı üretimin değerini azaltıyor.”

“Fiyatlar Sanıldığı Kadar Yüksek Değil”

Anahtar kopyalama fiyatlarının da sanıldığı kadar yüksek olmadığını belirten Yıldırım, fiyatların ham madde ve piyasa koşullarına göre belirlendiğini söyledi.

“Anahtar fiyatlarını biz belirlemiyoruz. Anahtar fabrikaları sarı madenin hurdasına, işçi maliyetlerine ve genel ekonomik şartlara göre fiyat belirliyor. Bizim yaptığımız anahtar çoğaltma işlemlerinde işçilik çok fazla olmadığı için fiyatlar oldukça uygun kalıyor.”

Şu anki fiyatlara da değinen Yıldırım, küçük anahtarların yaklaşık 50 liradan, büyük anahtarların ise yaklaşık 80 liradan yapıldığını söyledi.

Ancak yıllar içerisinde mesleğin kazanç oranının düştüğünü belirten Yıldırım şu örneği verdi:

“10 yıl önce mesleğe başladığım dönemde yaptığımız bir anahtarın karşılığında yaklaşık 10 ekmek alabiliyorduk. Bugün aynı işi yaptığımızda ancak 3 ekmek alabiliyoruz. Yani yaptığımız iş aynı ama ekonomik dengeler değişti.”

GELECEĞİN MESLEĞİ GÜVENLİK TEKNOLOJİLERİ

Mesleğin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Furkan Yıldırım, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte anahtar kullanımının zamanla azalabileceğini söyledi.

“Belki 50 yıl sonra, belki de 70–80 yıl sonra insanlar anahtar kullanmayacak. Araçlar parmak iziyle çalışabilir. Ev kapıları biyometrik sistemlerle açılabilir. Teknoloji bu yönde ilerliyor.”

Ancak güvenlik ihtiyacının hiçbir zaman ortadan kalkmayacağını belirten Yıldırım, gelecek planlarını bu doğrultuda yaptıklarını ifade etti.

“Ben yıllardır küresel ihtiyaçları araştırıyorum. Önce Erzincan’ın ihtiyaçlarını karşıladık. Şimdi Türkiye genelinde hangi sistemlere ihtiyaç var onu araştırıyoruz. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaklaşık 64 bayi ile çalışıyoruz.”

HEDEF KÜRESEL PAZARA AÇILMAK

Gelecek hedeflerinin daha büyük bir teknoloji altyapısı oluşturmak olduğunu belirten Yıldırım, bu doğrultuda çalışmalar yaptıklarını söyledi.

“Yazılım bilgimizi geliştiriyoruz. Yabancı dil öğreniyoruz. Çünkü ilerleyen dönemlerde sadece Erzincan ya da Türkiye değil, daha geniş bir alanda hizmet vermek istiyoruz.”

Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı:

“500 yıl önce de insanların güvenlik ihtiyacı vardı, 500 yıl sonra da olacak. Bu yüzden biz de gelecekte anahtar değil, daha çok güvenlik sistemleri üzerine çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Eğer başarılı olursak çok daha büyük işler yapabiliriz. Ama olmazsa da yine esnaflığımıza devam ederiz. Çünkü bu meslek bizim aile mesleğimiz ve hayatımızın bir parçası.” dedi.