Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Babacan: “Yapay Zekâ Birçok Meslekte İnsan Gücünün Yerini  Alabilir”

Prof. Dr. Yunus Babacan, yapay zekânın eğitimden araştırma faaliyetlerine kadar

Prof. Dr. Yunus Babacan, yapay zekânın eğitimden araştırma faaliyetlerine kadar birçok alanda etkisini artırdığını belirterek önümüzdeki yıllarda mesleklerin yapısının ciddi şekilde değişebileceğini vurguladı.

Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde yapay zekâ ve robotik sistemler hayatın hemen her alanında etkisini göstermeye devam ediyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yunus Babacan, yapay zekânın geleceği ve meslekler üzerindeki etkileri hakkında Gazetemize önemli değerlendirmelerde bulundu.

Fakülte bünyesinde yapay zekâ ve robotik alanında bir ana bilim dalı bulunduğunu belirten Babacan, bu alanda öğrencilerin yetiştirildiğini ve geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Üniversitelerde yapay zekâ alanındaki çalışmaların her geçen gün daha fazla önem kazandığını söyleyen Babacan, bu teknolojinin hem eğitim dünyasında hem de meslek hayatında ciddi değişimlere yol açabileceğini dile getirdi.

“Rutin İşleri Yapay Zekâ Yapabilecek”

Yapay zekânın özellikle tekrar eden ve rutin hale gelen işlerde insan gücünün yerini alabilecek seviyeye doğru ilerlediğini belirten Babacan, bu durumun dünya genelinde tartışılan önemli bir konu olduğunu söyledi.

Babacan, “Yapay zekânın birçok mesleği ortadan kaldırabileceği yönünde görüşler var. Açıkçası biz de bu görüşün tamamen yanlış olmadığını düşünüyoruz. Çünkü yapay zekâ insanların sürekli tekrar eden ve rutine dönüşmüş birçok işini yapabilecek kapasiteye doğru ilerliyor. Bu durum doğal olarak mesleklerin geleceğiyle ilgili yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.” dedi.

Mühendisler Bile Rutinden Şikâyetçi

Babacan, özellikle mühendislik alanında çalışan bazı genç mühendislerin de zamanla yaptıkları işlerin rutin hale gelmesinden yakındığını belirterek, aynı problemlerin tekrar tekrar çözülmesinin mesleki üretkenliği sınırlayabildiğini ifade etti.

Yeni işe başlayan bazı mühendislerin kısa süre sonra benzer problemlerle sürekli karşılaştığını dile getirdiğini söyleyen Babacan, bu tür rutin işlerin yapay zekâ tarafından yapılmasının mümkün hale geldiğini vurguladı.

“Bazı mühendis arkadaşlarımız yeni işe başladıklarında bir süre sonra yaptıkları işlerin rutine bindiğini söylüyor. Aynı problemler geliyor, aynı çözümler uygulanıyor. İşte bu tür durumlarda yapay zekâ devreye girebiliyor. Çünkü bu tür tekrar eden işlemleri yapay zekâ çok hızlı şekilde gerçekleştirebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Dünyada da Belirsizlik Var

Yapay zekânın geleceği konusunda dünya genelinde net bir öngörü bulunmadığını belirten Babacan, farklı ülkelerdeki akademisyenlerle yaptıkları görüşmelerde de benzer belirsizliklerin dile getirildiğini söyledi.

Amerika ve Hindistan’daki akademisyenlerle sık sık görüş alışverişinde bulunduklarını ifade eden Babacan, bu alanda çalışan bilim insanlarının da geleceğe ilişkin kesin tahminlerde bulunmakta zorlandığını belirtti.

Babacan, “Amerika’daki ve Hindistan’daki meslektaşlarımızla da bu konuları konuşuyoruz. Onlar da şu anda yapay zekânın tam olarak nereye evrileceğini kestirmenin zor olduğunu söylüyor. Çünkü gelişim çok hızlı ilerliyor. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda neler olacağını kesin olarak söylemek kolay değil.” diye konuştu.

Eğitimde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yapay zekânın eğitim alanındaki etkilerinin de giderek daha fazla hissedilmeye başladığını belirten Babacan, öğrencilerin bilgiye ulaşma yöntemlerinin değiştiğini söyledi.

Bir derste yaşanan bir örneği paylaşan Babacan, öğrencilerin artık teknolojiyi aktif şekilde kullandığını ifade etti.

“Geçtiğimiz günlerde bir derste tahtada bir problem çözüyorduk. Öğrencilerden biri sorunun fotoğrafını çekti ve yapay zekâya çözdürdü. Bu bize eğitimde çok farklı bir dönemin başladığını gösteriyor. Öğrenciler artık sadece öğretmenden değil, teknolojik araçlardan da çok hızlı şekilde bilgiye ulaşabiliyor.” dedi.

Babacan, bu durumun eğitim sisteminde yeni yöntemlerin geliştirilmesini zorunlu hale getirebileceğini ifade etti.

Teknolojinin Gelişim Hızı Çok Arttı

Teknolojinin gelişim hızının geçmişe göre çok daha yüksek olduğunu belirten Babacan, insanlık tarihindeki teknolojik ilerlemenin son yüzyılda büyük bir ivme kazandığını söyledi.

Babacan, “İnsanlık tarihine baktığımızda birçok teknolojinin ortaya çıkması binlerce yıl aldı. Örneğin uçak teknolojisinin ortaya çıkması uzun bir süreç sonunda gerçekleşti. Ancak son yüz yıl içerisinde bu teknolojinin sayısız farklı versiyonu geliştirildi. Bu durum bilginin gelişim hızının ne kadar arttığını açıkça gösteriyor.” dedi.

10 Yıl Sonrasını Tahmin Etmek Zor”

Yapay zekânın geleceğine ilişkin kesin tahminlerde bulunmanın oldukça zor olduğunu belirten Babacan, bundan on yıl önce bugünkü teknolojik seviyenin tahmin edilmesinin bile kolay olmadığını söyledi.

Babacan, “10 yıl önce yapay zekânın bugünkü seviyeye ulaşacağını tahmin etmek oldukça zordu. Aynı şekilde bugün de 10 yıl sonrasında neler olacağını net olarak söylemek mümkün değil. Çünkü bilginin üretim ve gelişim hızı çok büyük bir ivme kazanmış durumda.” ifadelerini kullandı.

En Büyük Risk: İşsizlik

Yapay zekânın olumlu yönleri kadar bazı riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Babacan, bu risklerin başında işsizlik konusunun geldiğini vurguladı.

Yapay zekâ teknolojilerinin birçok işi yapabilecek seviyeye ulaşmasının bazı meslek alanlarında istihdam sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Babacan, bu nedenle yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasının önem taşıdığını söyledi.

Babacan, “Yapay zekânın en çok konuşulan olumsuz yönlerinden biri işsizlik konusu. Çünkü birçok işi yapabilecek seviyeye doğru ilerliyor. Bu nedenle gelecekte bazı meslekler ortadan kalkabilir, bazı yeni meslekler ise ortaya çıkabilir.” dedi.

Üniversitelerin Rolü Daha da Artacak

Yapay zekânın insan hayatının birçok alanını etkileyeceğini belirten Babacan, bu süreçte üniversitelerin önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Üniversitelerde yürütülen araştırma ve eğitim çalışmalarının teknolojinin doğru kullanımı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Babacan, yapay zekâ alanındaki çalışmaların önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyledi.

Babacan, teknolojinin hızla geliştiği bu dönemde üniversitelerin hem bilimsel araştırmalar hem de nitelikli insan kaynağı yetiştirme açısından kritik bir görev üstlendiğini belirterek sözlerini tamamladı.