Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Kültür, Sanat ve Spor Festivalleri kapsamında Yalnızbağ Yerleşkesi Sosyal Tesisleri’nde açılan sergide, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri tarafından hazırlanan el emeği çalışmalar sergilendi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Kültür, Sanat ve Spor Festivalleri kapsamında, EBYÜ Yalnızbağ Yerleşkesi Sosyal Tesisleri’nde “60+ Tazelenme Üniversitesi Öğrencileri Tarafından Hazırlanan El Emeği Sergisi” açıldı.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, serginin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi. Açılış sırasında kısa bir konuşma yapan Rektör Levent, projenin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“60+ Tazelenme Üniversitesi, bizim için çok kıymetli bir projedir. Burada görüyoruz ki öğrenmenin, üretmenin ve hayata katılmanın yaşı yoktur. Bu sergide yer alan her çalışma büyük bir emeğin ve azmin ürünüdür.”

“BU SERGİ BİR YAŞAM HİKÂYESİDİR”
Sergi kapsamında açıklamalarda bulunan proje koordinatörü Doç. Dr. Sevda Özlütürker, 60+ Tazelenme Üniversitesi’nin sadece bir eğitim programı değil aynı zamanda bir yaşam projesi olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Sevda Özlütürker konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“60+ Tazelenme Üniversitesi bizim için sadece bir eğitim programı değil, aynı zamanda ileri yaş bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımını destekleyen önemli bir yaşam projesidir. Burada insanlar yeniden öğreniyor, yeniden üretmeye başlıyor ve yeniden sosyal hayata katılıyor. Amacımız yaş almış bireylerin hem zihinsel hem fiziksel hem de sosyal açıdan aktif bir yaşam sürmelerine katkı sağlamaktır.”
Özütürker, ders içeriklerinin geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Sağlık okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, finansal okuryazarlık gibi alanlarda eğitim veriyoruz. Bunun yanı sıra spor ve egzersiz dersleriyle fiziksel aktivitelerini artırıyoruz. Atölye çalışmaları ve seçmeli derslerle sosyal yönlerini güçlendiriyoruz. Özellikle dijital okuryazarlık dersleri çok yoğun ilgi görüyor.”
“ÖĞRENCİLERİMİZ KENDİLERİNİ YENİDEN KEŞFEDİYOR”
Özütürker, öğrencilerin kampüs ortamına uyum sürecine de dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Öğrencilerimiz kampüse geldiklerinde büyük bir mutluluk yaşıyorlar. Yeni arkadaşlıklar kuruyorlar, sosyal etkinliklere katılıyorlar ve kendilerini daha aktif hissediyorlar. Birçok öğrencimiz ders günlerini büyük bir heyecanla bekliyor.”
“TÜRKİYE GENELİNDE 30 ÜNİVERSİTEDE UYGULANIYOR”
Projenin Türkiye geneline yayıldığını belirten Özütürker, sürecin tarihsel gelişimini de anlattı:
“Bu proje ilk olarak 2016 yılında Akdeniz Üniversitesi bünyesinde başladı. Daha sonra Muğla, İzmir ve Eskişehir gibi şehirlerde uygulandı. 2021 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle daha geniş bir yapıya kavuştu. Bugün Türkiye genelinde yaklaşık 30 üniversitede uygulanıyor.”
Katılım şartlarına da değinen Özütürker:
“60 yaşını doldurmuş ve en az ilkokul mezunu herkes programa katılabiliyor. Herhangi bir sınav yok. Ancak devamlılık bizim için önemli. Öğrencilerimizden en az yüzde 70 katılım bekliyoruz.”
“BİR ÖĞRENCİMİZ MARMARİS’E GEÇİŞ YAPTI”
Özütürker, dikkat çekici bir örnek paylaşarak şunları söyledi:
“Bir öğrencimiz Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi kampüsünden Marmaris Tazelenme Üniversitesi kampüsüne yatay geçiş yaptı. Bu durum projenin ne kadar sistemli olduğunu gösteriyor.”

NECLA ÇETİNER: “HAYATIM DEĞİŞTİ”
60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinden 62 yaşındaki Necla Çetiner, projenin hayatında büyük bir değişim yarattığını söyledi:
“Evde çoğu zaman yalnız vakit geçiriyordum. Oğlum çalışıyor, ben sosyal olarak bir boşluk içindeydim. Bu projeye katılmak benim için bir dönüm noktası oldu.”
El emeği çalışmalarını anlatan Çetiner şöyle devam etti:
“Yaptığım çalışmayı hocamdan öğrendim, sonra evde kendi imkanlarımla tamamladım. Dört beş gün sürdü. Kendi ellerimle üretmek bana büyük mutluluk verdi.”

“BURASI BİR AİLE”
Emekli öğretmen Zeynep Erdoğan Sarıcı, 60+ Tazelenme Üniversitesi’nin kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını söyledi:
“Bu programın içine girdikten sonra ne kadar büyük bir emek verildiğini gördüm. Gerçekten çok kıymetli bir proje.”

Toplumdaki algıya dikkat çeken Sarıcı şu ifadeleri kullandı:
“İleri yaş bireyler çoğu zaman toplumdan uzaklaştırılıyor. Ama burada bunun yanlış olduğunu görüyoruz. Biz hâlâ üretebiliriz, öğrenebiliriz, başarabiliriz.”
Zor bir süreçten geçtiğini de anlatan Sarıcı:
“Eşimi kaybettiğim dönemde arkadaşlarım ve hocalarım yanımdaydı. Burada gerçek anlamda bir aile ortamı yaşadım.” Dedi.


