Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Karabulut: Dijitalleşme Ekonomik Yapıyı ve İş Dünyasını Dönüştürüyor

İİBF Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, dijitalleşme süreciyle birlikte üretim

İİBF Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, dijitalleşme süreciyle birlikte üretim ve eğitim anlayışının değiştiğini belirterek Endüstri 4.0’a uyum sağlayan bireylerin rekabette öne çıkacağını söyledi.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, dijitalleşme sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde dünyanın hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Teknolojik gelişmelerin yalnızca üretim süreçlerini değil ekonomik yapıları, iş modellerini ve mesleklerin niteliğini de değiştirdiğini ifade eden Karabulut, Endüstri 4.0 sürecinin bu değişimin en önemli aşamalarından biri olduğunu söyledi.

Endüstri 4.0 kavramının 2010 yılında Almanya’da düzenlenen uluslararası bir fuarda resmî olarak kullanılmaya başlandığını hatırlatan Karabulut, Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte üretimde hız, verimlilik ve kalite anlayışının yeniden şekillendiğini ifade etti. Geleneksel üretim yöntemlerinin yerini daha yenilikçi ve teknoloji odaklı sistemlerin aldığını belirten Karabulut, küresel rekabette güçlü olmanın yalnızca üretim kapasitesiyle değil bilgi ve teknoloji geliştirme becerisiyle mümkün hale geldiğini dile getirdi.

Katma Değer Üreten Ekonomiler Öne Çıkıyor

Ekonomik büyümenin temel unsurlarından birinin katma değeri yüksek üretim olduğunu vurgulayan Karabulut, standart ürünler üretmenin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Yeni fikirlerin geliştirilmesi ve bu fikirlerin ekonomik değere dönüştürülmesinin önem kazandığını belirten Karabulut, özellikle teknoloji temelli girişimlerin kısa sürede küresel ölçekte büyük ekonomik değer oluşturabildiğini ifade etti.

Az sayıda kişi tarafından kurulan bazı şirketlerin milyarlarca dolarlık değere ulaşmasının bu dönüşümün önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Karabulut, bilginin ve yenilikçi düşüncenin ekonomik güç haline geldiğini dile getirdi. Dijitalleşmenin sanayi ile sınırlı kalmadığını belirten Karabulut, finans, ticaret, kamu yönetimi ve hizmet sektöründe de önemli değişimlerin yaşandığını ifade etti.

Veri Temelli Yönetim ve Yeni Meslek Alanları

Günümüzde veri temelli karar alma süreçlerinin önem kazandığını belirten Karabulut, kurumların daha hızlı ve doğru karar alabilmek için teknolojik altyapıya yatırım yaptığını söyledi. Rekabet gücünü artırmak isteyen ülkelerin eğitimden üretime kadar her alanda dönüşümü yakından takip ettiğini ifade eden Karabulut, dijital dönüşümün aynı zamanda yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti.

Gelecekte birçok mesleğin teknoloji ile iç içe olacağını belirten Karabulut, bireylerin yalnızca teorik bilgiyle yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Analitik düşünme becerisi, problem çözme yeteneği ve yenilikçi bakış açısının önem kazandığını belirten Karabulut, iş dünyasının değişime uyum sağlayabilen bireylere ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Eğitim Politikaları Değişime Göre Güncelleniyor

Eğitim sisteminin de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirten Karabulut, yalnızca fakülte düzeyinde değil genel eğitim politikalarında da önemli değişiklikler yapıldığını ifade etti. Öğrencilerin teknolojiye hâkim, pratik bilgiye sahip ve üretken bireyler olarak yetişmesinin günümüz dünyasında büyük önem taşıdığını belirten Karabulut, üniversitelerin eğitim programlarını çağın ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Yükseköğretim Kurulu’nun üniversitelere verdiği talimatlarda uygulamalı eğitimin ön plana çıkarıldığını belirten Karabulut, öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle mezun olmalarının yeterli olmadığını, aynı zamanda uygulama becerisine sahip olmaları gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda proje temelli eğitimler, saha çalışmaları ve staj uygulamalarının yaygınlaştırıldığını belirten Karabulut, öğrencilerin iş hayatına daha hazırlıklı mezun olmalarının hedeflendiğini kaydetti.

Üniversite-Sektör İş Birliği Öne Çıkıyor

Üniversitelerin yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmadığını belirten Karabulut, aynı zamanda araştırma, geliştirme ve üretim süreçlerine katkı sağlayan yapılar haline geldiğini ifade etti. Öğrencilerin proje üretme, analiz yapma ve raporlama becerilerinin geliştirilmesinin kariyer açısından önemli avantaj sağladığını dile getiren Karabulut, eğitim programlarının bu doğrultuda güncellendiğini söyledi.

Fakülte olarak öğrencilerin mesleki donanımlarını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Karabulut, her bölümün çağın gerektirdiği teknolojik altyapıya uyum sağlayacak şekilde planlamalar yaptığını ifade etti. Ders içeriklerinin güncellendiğini ve uygulama ağırlıklı çalışmaların artırıldığını belirten Karabulut, mezunların iş dünyasının beklentilerine cevap verebilecek donanıma sahip olmalarının amaçlandığını dile getirdi.

Başarı İçin Sürekli Gelişim Şart

Eğitimde yaşanan dönüşümün yalnızca bugünü değil geleceği de şekillendirdiğini belirten Karabulut, teknolojik gelişmeleri takip eden ve kendini sürekli yenileyen bireylerin iş hayatında daha avantajlı konuma geldiğini ifade etti. Öğrencilerin eğitim sürecini sadece diploma almak için değil kendilerini geliştirmek için değerlendirmeleri gerektiğini vurgulayan Karabulut, üniversitelerin de bu gelişimi destekleyecek çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Prof. Dr. Kerem Karabulut, değişen dünyada rekabet gücü yüksek bireylerin yetişmesinin hem ekonomik gelişim hem de toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirterek, disiplinli çalışma ve sürekli öğrenmenin başarıya ulaşmada temel unsur olduğunu sözlerine ekledi