Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta Prof. Dr. Ali Kafkasyalı, Mehmet Âkif Ersoy’un hayatını ve eserlerini kronolojik bir bakışla ele alarak, Âkif’i anlamanın tarihsel bağlamla mümkün olduğunu vurguladı.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta, Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının öncü isimlerinden Mehmet Âkif Ersoy tüm yönleriyle ele alındı. “Âkif’e Derin Bir Bakış” başlığıyla gerçekleştirilen konferans, akademik çevrelerin yanı sıra öğrencilerden oluştu.
Konferans, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından organize edilirken, programın konuşmacılığını alanında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Ali Kafkasyalı üstlendi.

“ÂKİF KRONOLOJİK OKUNMADAN ANLAŞILAMAZ”
Konuşmasında Mehmet Âkif Ersoy’u doğru anlayabilmenin temel şartının kronolojik bir okuma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Kafkasyalı, Âkif’in hangi dönemde, hangi şartlar altında yaşadığının ve eserlerini hangi ruh hâliyle kaleme aldığının bilinmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Âkif’in çocukluk yıllarından başlayarak eğitim hayatı, babası Tahir Efendi’nin ilmî etkisi, aldığı dil eğitimi ve erken yaşlarda kazandığı entelektüel birikim ayrıntılarıyla anlatıldı. Babasının vefatı, yaşanan yangın ve yoksulluk gibi zorlukların Âkif’in karakterini ve duruşunu şekillendirdiği vurgulandı.
ŞAİRLİKTEN MÜCADELE ADAMLIĞINA
Mehmet Âkif’in yalnızca bir şair değil, aynı zamanda bir aksiyon ve dava insanı olduğuna dikkat çeken Kafkasyalı, onun Baytar Mektebi’nden mezuniyetinden devlet görevlerine, öğretmenlik faaliyetlerinden Sebilürreşad dergisindeki yazarlığına kadar uzanan geniş bir mücadele alanına sahip olduğunu belirtti.
Özellikle Teşkilat-ı Mahsusa kapsamında gerçekleştirdiği Türkistan, Kafkasya ve Orta Asya seyahatlerinin Âkif’in düşünce dünyasında derin izler bıraktığını aktaran Kafkasyalı, bu coğrafyalarda gördüğü cehalet, zulüm ve geri kalmışlığın Âkif’in şiirlerine sert bir eleştiri dili olarak yansıdığını söyledi.
“TAKLİT DEĞİL, İLİM VE ÇALIŞMA”
Konferansta Mehmet Âkif’in Batı karşısındaki duruşu da ele alındı. Âkif’in körü körüne taklide karşı çıktığını belirten Prof. Dr. Kafkasyalı, onun “Batı’nın ilmi ve tekniği alınmalı, ahlaki yozlaşması değil” anlayışını savunduğunu dile getirdi. Bu yaklaşımın, Âkif’in hem şiirlerinde hem de fikir yazılarında açıkça görüldüğü ifade edildi.
ESİRLER ARASINDA BİR ŞAİR
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Almanlara esir düşen Müslüman askerler için yürüttüğü faaliyetlere de değinilen konferansta, Âkif’in cephe gerisinde yürüttüğü bu manevi mücadelenin tarihsel önemine dikkat çekildi. Arapça, Urduca ve farklı lehçelerde yaptığı konuşmalarla askerlerin moralini yükselttiği, bu yönüyle de bir milletin sesi olduğu vurgulandı.
SORU-CEVAPLA TAMAMLANDI
Yoğun ilgiyle takip edilen konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Program sonunda Mehmet Âkif Ersoy’un fikir dünyasının günümüz için taşıdığı anlam bir kez daha ortaya konulurken, katılımcılar böylesine kapsamlı bir değerlendirmeden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
