Erzincan Valiliği’nin düzenlediği programda Ramazan ayının ilk iftarı, şehit aileleri ve gaziler onuruna verildi. Erzincan Öğretmenevi’nde gerçekleşen buluşmaya il protokolü geniş katılım sağladı.
Ramazan ayının ilk iftarında Erzincan, anlamlı ve duygu yüklü bir programa ev sahipliği yaptı. Erzincan Valiliği tarafından düzenlenen iftar programında şehit aileleri ve gaziler onuruna sofra kuruldu. Erzincan Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen buluşma, sadece bir iftar organizasyonu değil; aynı zamanda birlik, beraberlik ve vefa duygularının güçlü şekilde hissedildiği özel bir gece oldu.
Protokol ve Aileler Aynı Sofrada
Programa Erzincan’daki sivil, adli ve askeri protokol geniş katılım sağladı. Milletvekilleri, il başkanları, yargı mensupları, emniyet teşkilatı ve komuta kademesi, çok sayıda şehit yakını ve gazi ailesiyle birlikte iftar açtı. Aynı sofrada buluşan farklı kesimler, Ramazan’ın birleştirici ruhunu somut bir tabloya dönüştürdü.
İftar programı Erzincan il müftü yardımcısı Medet Şahin’inin Kur’an Kerim Tilaveti ile başladı. İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu’nun iftar duası yapıldı.

Süleyman Karaman: “Bu Huzuru Şehitlerimize Borçluyuz”
Süleyman Karaman konuşmasında Ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiret iklimine dikkat çekerek, bu mübarek günlerin yalnızca bireysel ibadetlerle değil; toplumsal dayanışma, vefa ve kardeşlik duygularıyla da anlam kazandığını ifade etti. Bugün aynı sofrada huzur içinde iftar açılabiliyorsa bunun, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerin fedakârlığı ve onların geride bıraktığı ailelerin sabrı ve metaneti sayesinde olduğunu vurguladı.
Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin” ayetine atıfta bulunan Karaman, şehitlik mertebesinin İslam inancındaki yüce konumuna işaret ederek, şehitlerin milletin gönlünde daima diri olduğunu söyledi. Şehit ailelerinin milletin en kıymetli emanetleri olduğunu belirten Karaman, devletin tüm imkânlarıyla onların yanında olmaya devam edeceğini dile getirdi.
Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı da veren Karaman, “Şehitlerimizin bize bıraktığı en büyük miras; güçlü, bir ve beraber bir Türkiye’dir. Bizlere düşen görev, onların aziz hatırasına sahip çıkmak ve bu ülkeyi daha güçlü yarınlara taşımaktır” ifadelerini kullandı. Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunun şehit aileleriyle aynı sofrada daha derinden hissedildiğini belirten Karaman, bu buluşmaların yalnızca bir iftar programı değil, aynı zamanda bir gönül köprüsü olduğunu kaydetti.

Mustafa Sarıgül: “Bu Sofralar Sadece İftar Değil, Vefa Buluşmasıdır”
Mustafa Sarıgül ise konuşmasında şehitler, gaziler ve Mehmetçikler için duyduğu minneti samimi ifadelerle dile getirdi. Ramazan ayının huzur içinde idrak edilmesinin, büyük fedakârlıkların ve kahramanlıkların bir sonucu olduğunu belirten Sarıgül, millet olarak bu fedakârlıkları asla unutmamaları gerektiğini söyledi.
Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Sarıgül, “Bu sofralar sadece bir iftar organizasyonu değildir. Bu sofralar; vefanın, sadakatin ve minnetin ifadesidir. Geçmişle bugünü buluşturan, hatıraları canlı tutan, gönülleri birleştiren anlamlı bir buluşmadır” dedi. Manevi değerlerin korunmasının toplumsal huzurun temeli olduğuna dikkat çeken Sarıgül, özellikle genç nesillerin şehitlik ve gazilik kavramlarının anlamını doğru şekilde öğrenmesinin önemine değindi.
Sarıgül, konuşmasının sonunda şehit ailelerine ve gazilere her zaman destek olmaya devam edeceklerini belirterek, Ramazan ayının tüm İslam âlemine barış, kardeşlik ve esenlik getirmesi temennisinde bulundu.

Mehmet Emre Canpolat: “Gaziler Yaşayan Destanlardır”
Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat da Ramazan ayının ilk iftarında şehit aileleri ve gazilerle bir arada bulunmaktan duyduğu onur ve memnuniyeti dile getirerek sözlerine başladı. Ramazan’ın, sabrın, şükrün ve paylaşmanın ayı olduğunu belirten Canpolat, bu anlamlı sofrada bulunmanın kendileri için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda manevi bir kazanç olduğunu ifade etti.
Milletin tarih boyunca sayısız zorlukla, savaşla ve sınavla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Canpolat, her defasında birlik ve beraberlik ruhuyla ayağa kalkmayı başardığını söyledi. “Bugün burada huzur içinde bir aradaysak, ezanlarımız özgürce okunuyorsa, bayrağımız gökyüzünde dalgalanıyorsa bunu kahraman evlatlarımızın cesaretine ve fedakârlığına borçluyuz” sözleriyle şehit ve gazilerin millet için taşıdığı önemi vurguladı.
Gazilerin “yaşayan destanlar” olduğunu ifade eden Canpolat, onların taşıdığı onurlu mücadelenin gelecek nesiller için birer ilham kaynağı olduğunu belirtti. Şehit ailelerinin ise sabrın, metanetin ve vakar duruşun en güçlü temsilcileri olduğunu dile getiren Canpolat, devletin kapılarının da gönüllerinin de her zaman açık olduğunu söyledi.
Konuşmasının devamında Ramazan ayının, kırgınlıkların geride bırakıldığı, gönüllerin birleştirildiği özel bir zaman dilimi olduğunu belirten Canpolat, “Bizler aynı bayrağın altında, aynı ezanın çağrısında birleşen büyük bir milletiz. Bu birlik ruhunu koruduğumuz sürece hiçbir güç bizi yıldıramaz” dedi. Şehitlerin aziz hatırasına sahip çıkmanın sadece sözle değil, icraatla ve dayanışmayla mümkün olacağını ifade eden Canpolat, şehit aileleri ve gazilere yönelik sosyal ve manevi desteklerin artarak süreceğini kaydetti.



