Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsak Emin Aktepe, son yıllarda deizm ve ateizme yönelimin arttığını belirterek, dinin hayatın merkezinden çıkarılmasının toplumsal çözülmeyi hızlandırdığını söyledi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsak Emin Aktepe ile toplumda son yıllarda sıkça tartışılan deizm ve ateizm eğilimleri üzerine kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Prof. Dr. Aktepe, özellikle genç kuşaklar arasında gözlemlenen inanç sorgulamalarının yalnızca bireysel bir tercih meselesi olmadığını, bunun toplumsal yansımalarının da bulunduğunu dile getirdi.
Toplumda artan ahlaki yozlaşma, suç oranları, uyuşturucu kullanımı ve kumar bağımlılığı gibi sorunların yalnızca ekonomik ya da sosyal sebeplerle açıklanamayacağını belirten Aktepe, manevi değerlerden uzaklaşmanın bu tabloya ciddi katkı sunduğunu savundu.
“Bugün karşı karşıya olduğumuz birçok sosyal problemin arkasında, insanın anlam dünyasında yaşadığı kırılmalar var” diyen Aktepe, dinin hayatın dışına itilmesinin bireylerin sorumluluk bilincini zayıflattığını ifade etti.
“Manevi Bağ Zayıfladıkça Kötülük Sıradanlaşıyor”
Prof. Dr. Aktepe, ahlaki değerlerin büyük ölçüde dinî referanslarla şekillendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“İnsan sadece maddi ihtiyaçları olan bir varlık değildir. Onun aynı zamanda anlam arayışı, vicdanı ve sorumluluk duygusu vardır. Manevi boyutu ihmal edilen bireyde bu sorumluluk bilinci zayıflar. Bu da kötülüğün sıradanlaşmasına ve zamanla meşrulaştırılmasına zemin hazırlar.”
Aktepe’ye göre, bireysel çıkarın kutsanması, adalet duygusunun aşınması ve bencilliğin artışı, manevi referansların zayıflamasıyla paralel bir seyir izliyor. Dinin yalnızca ibadetlerden ibaret görülmemesi gerektiğini vurgulayan Aktepe, dinin toplumsal düzeni koruyan bir ahlaki çerçeve sunduğunu dile getirdi.
“Bu Görüşlerim Kişisel ve Akademik Bir Değerlendirmedir”
Açıklamalarının bir ötekileştirme amacı taşımadığının altını çizen Prof. Dr. Aktepe, değerlendirmelerinin kişisel gözlem, akademik birikim ve sosyolojik okumalar sonucunda şekillendiğini belirtti.
“Bu bir inancı ya da inançsızlığı hedef alan bir yaklaşım değildir” diyen Aktepe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak toplumun genel gidişatına baktığımızda, manevi değerlerden kopuşun ciddi bir dejenerasyona yol açtığını görmek mümkün. Bu tespitlerim uzun yıllara dayanan akademik çalışmalarım ve toplumsal gözlemlerimin sonucudur.”
Toplumda yaşanan değişimlerin çok boyutlu olduğunu ifade eden Aktepe, ekonomik, kültürel ve teknolojik dönüşümlerin de etkili olduğunu; ancak manevi çözülmenin bu süreci hızlandıran önemli bir faktör olduğunu savundu.
“İslam İnsanı İyiliğe ve Adalete Çağırır”
Röportajda İslam ahlakının temel ilkelerine de değinen Prof. Dr. Aktepe, İslam’ın özünde insanı iyiliğe, adalete ve erdeme çağıran bir din olduğunu söyledi.
İslam’ın sadece bireysel ibadetlerden ibaret olmadığını vurgulayan Aktepe, şu ifadeleri kullandı:
“İslam, insanın hem kendisiyle hem toplumla hem de hayatın bütünüyle kurduğu ilişkiyi ahlaki bir zemine oturtur. Kul hakkı, merhamet, paylaşma ve sorumluluk bilinci gibi temel ilkeler bu zeminin yapı taşlarıdır. Bu zeminin kaybolması, toplumsal yapının da zayıflamasına neden olur.”
Aktepe’ye göre, dinî referanslardan uzaklaşma yalnızca bireysel bir tercih değil, uzun vadede toplumsal bağları etkileyen bir dönüşüm anlamına geliyor.
Gençlerin Anlam Arayışı ve Değerler Meselesi
Özellikle genç kuşaklarda görülen sorgulama eğilimine de değinen Aktepe, gençlerin anlam arayışına güçlü ve sahih değerlerle cevap verilmesi gerektiğini ifade etti.
“Gençlerimiz soruyor, araştırıyor ve anlam arıyor. Bu çok kıymetli bir süreç. Ancak bu arayışın sağlam temeller üzerinde yürütülmesi gerekiyor” diyen Aktepe, ailelere ve eğitim kurumlarına önemli sorumluluklar düştüğünü belirtti.
Maddi kalkınmanın tek başına toplumsal huzuru garanti etmeyeceğini söyleyen Aktepe, sağlıklı bir toplum için hem ekonomik gelişimin hem de manevi değerlerin korunmasının birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.

Maddi Kalkınma Yetmez, Manevi Zemin Güçlü Olmalı
Prof. Dr. İsak Emin Aktepe, röportajın sonunda toplumsal çözülmenin önüne geçebilmek için manevi değerlerin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplumun sadece ekonomik göstergelerle değil, ahlaki ve manevi ölçütlerle de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aktepe, özellikle genç nesillerin sağlam bir değer dünyasıyla yetiştirilmesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
“Sağlıklı bir toplum, yalnızca maddi kalkınma ile değil; aynı zamanda güçlü bir manevi zeminle ayakta kalır” diyen Aktepe, dinin toplumsal hayatın merkezindeki rehber rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
