Haber: Muhammed Enes Sevilir
Spot
Türkiye’nin dört bir yanından gelen TMO yöneticileri ve sektör temsilcileri, 2026 hasat sezonu öncesi Erzincan’da bir araya geldi. Toplantıda rekolte beklentileri, üretici destekleri, depolama kapasitesi ve gıda arz güvenliği masaya yatırılırken, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal “Üreticimizin bize arz edeceği tüm ürünleri almaya hazırız” mesajı verdi.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 11-14 Mayıs tarihleri arasında Erzincan’da düzenlenen “2026 Hasat Öncesi Hazırlık Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı” yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen TMO yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, yaklaşan hasat dönemi öncesinde alınacak tedbirler, üretim tahminleri, depolama kapasitesi ve piyasa istikrarı masaya yatırıldı.

Toplantıya Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yalnızca hasat dönemlerinde değil, kriz zamanlarında da Türkiye’nin gıda güvenliği açısından kritik görevler üstlendiğini söyledi.
“TMO, Türkiye’nin Gıda Güvencesidir”
TMO’nun 88 yıllık köklü bir kurum olduğuna dikkat çeken Güldal, üretimden tüketime kadar tüm süreçte piyasa istikrarını sağlamak adına önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Pandemi, savaşlar, afetler ve küresel krizlerin tarımın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Güldal, “Toprak Mahsulleri Ofisi özellikle kriz dönemlerinde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verilen görevleri başarıyla yerine getirdi. Türkiye’de hiçbir vatandaşımızın gıda arzı noktasında problem yaşamaması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz” dedi.

Görev alanlarında yalnızca hububat ve bakliyatın bulunmadığını kaydeden Güldal, ihtiyaç halinde ayçiçek yağı tedarikinden patates ve soğan piyasasına kadar birçok alanda görev aldıklarını belirtti.
Türkiye’nin güçlü bir tarımsal altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Güldal, “Kuraklık, kriz ve olağanüstü dönemlerde Türkiye her zaman kendi kendine yetebilecek hazırlığa sahiptir” ifadelerini kullandı.
“Bu Yıl Rekolte Çok Güçlü Görünüyor”
2026 hasat sezonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güldal, Türkiye genelinde oldukça verimli bir üretim beklendiğini açıkladı.
Edirne’den Kars’a kadar yüksek rekolte tahmini yapıldığını belirten Güldal, TMO’nun üreticiyi yalnız bırakmayacağını söyledi. Kurumun 35 başmüdürlük, 191 iş yeri ve yaklaşık 600 alım noktasıyla hasat dönemine hazırlandığını ifade eden Güldal, finansal hazırlıkların da tamamlandığını kaydetti.

TMO’nun yaklaşık 100 milyar liralık sermaye yapısına ve 150 milyar liralık kredi limitine sahip olduğunu belirten Güldal, “Üreticimizin bize arz edeceği bütün ürünleri almaya hazırız” diye konuştu.
Depolama kapasitesine ilişkin bilgiler de paylaşan Güldal, TMO’nun kendi depolarının yanı sıra 14,2 milyon tonluk lisanslı depo kapasitesiyle Türkiye’nin en güçlü depolama altyapılarından birine sahip olduğunu söyledi.
Bekir Aksun: “Erzincan’ın Gücü Tarım ve Hayvancılık”
Programda konuşan Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ise Erzincan’ın en büyük gücünün tarım ve hayvancılık olduğunu ifade etti.
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın Erzincanlı olmasının şehir adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aksun, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun göreve geldiği günden bu yana tarım ve hayvancılığa büyük önem verdiğini söyledi.
Aksun, “Sayın Valimiz sulamadan hasada kadar her süreci yakından takip ediyor. Tarım ve hayvancılığın gelişmesi için ilgili kurumları sürekli harekete geçiriyor” dedi.
TMO’nun piyasa dengesini sağlama noktasında önemli bir görev üstlendiğini dile getiren Aksun, geçmiş yıllarda yaşanan pirinç dağıtımıyla ilgili çocukluk anısını da paylaşarak salonda tebessüm oluşturan ifadeler kullandı.
Vali Aydoğdu’dan Erzincan Vurgusu
Toplantının son konuşmasını yapan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise konuşmasının büyük bölümünde Erzincan’ın tarihi, kültürel yapısı, kardeşlik ortamı ve tarımsal potansiyeline değindi.
İnsan ile toprak arasındaki bağın önemine dikkat çeken Aydoğdu, toprağın insanlığa cömertliğini her şartta sunduğunu söyledi.
Erzincan’ın Türkiye’nin en özel şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydoğdu, kentin yalnızca tarım ve hayvancılıkla değil, kültürel zenginliği ve birlikte yaşama kültürüyle de öne çıktığını kaydetti.
“Türkiye’de beraber yaşama kültürünün en iyi olduğu illerden biri Erzincan’dır” diyen Aydoğdu, şehirde kimsenin kendisini öteki hissetmediğini söyledi.
“Erzincan Doğu Anadolu’nun Sera Üssü Olacak”
Konuşmasında Erzincan’daki sera yatırımlarına da geniş yer veren Aydoğdu, kentte oluşturulan Toplu Sera Bölgesi’nin Türkiye’ye örnek bir model haline geldiğini ifade etti.
600 dönümlük mera alanının tarım alanına dönüştürüldüğünü belirten Aydoğdu, alanın parseller halinde vatandaşlara kiralandığını ve TKDK destekleriyle üretime başlandığını söyledi.
Bir dönüm serada 28 ton ürün elde edilen alanlar bulunduğunu kaydeden Aydoğdu, yeni etaplarla birlikte toplam sera alanını 2 bin dönüme çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Aydoğdu, “Erzincan bu yatırımlarla Doğu Anadolu’nun, Karadeniz’in ve İç Anadolu’nun sera üssü olacak” dedi.
“Gelecek Üretenlerin Olacak”
Konuşmasının son bölümünde değişen dünyaya dikkat çeken Aydoğdu, gençlerin artık çok farklı bir çağın içinde büyüdüğünü söyledi.
Dijital dönüşümün hızlandığını ve üretmeyen toplumların ayakta kalamayacağını ifade eden Aydoğdu, “Gelecekte yalnızca en iyiler ve en niteliksiz işlerde çalışanlar iş bulabilecek. Artık üretmek, gelişmek ve dünya bilgi stokuna katkı sunmak zorundayız” dedi.
Tarım, hayvancılık ve üretimin stratejik önemine dikkat çeken Aydoğdu, Erzincan’ın sahip olduğu doğal kaynaklar, su potansiyeli ve verimli topraklarla geleceğin üretim merkezlerinden biri olabileceğini ifade etti.
Toplantı, hasat dönemi öncesinde yapılacak çalışmaların değerlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyon görüşmeleriyle devam etti.
