Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzayan Savaş Enflasyon ve İşsizliği Aynı Anda Artırabilir

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut,

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının uzaması halinde dünya ekonomisinde stagflasyon riskinin artabileceğini belirtti.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası ortaya çıkan küresel ekonomik riskleri gazetemize değerlendirdi. Savaşın uzaması halinde dünya ekonomisinin stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Karabulut, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyeceğine dikkat çekti.

Küresel piyasalarda oluşan belirsizliğin yatırımları olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Karabulut, yüksek enflasyon ve artan işsizliğin birlikte görülmesi durumunda ekonomik refahın ciddi şekilde gerileyebileceğini söyledi.

“Dünya Ekonomisi Stagflasyon Riskiyle Karşı Karşıya”

Prof. Dr. Kerem Karabulut, savaşın kısa sürede sona ermemesi halinde küresel ekonomide stagflasyon ihtimalinin güçleneceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Eğer savaş üç ay ve daha uzun süre devam ederse dünya ekonomisinde hem enflasyonun hem de işsizliğin arttığı bir süreç yaşanabilir. Bu durum stagflasyon olarak adlandırılır. Enflasyonun yükselmesi faiz artışlarını zorunlu hale getirecek, faiz artışları ise yatırımları ve üretimi azaltacaktır. Üretimdeki daralma işsizliği artıracak ve sefalet endeksi yükselecektir.”

Karabulut, ekonomik daralma ile birlikte toplumsal refahın düşebileceğini ve birçok ülkenin sosyal açıdan zor bir süreç yaşayabileceğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı Vurgusu: Küresel Tedarik Zinciri Tehlikede

Enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimaline dikkat çeken Karabulut, bu durumun dünya ekonomisinde zincirleme etkiler oluşturacağını belirtti:

“Çin, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını İran’dan karşılamaktadır. Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda petrol fiyatları hızla artacaktır. Bu da sadece Çin’in üretimini değil, küresel tedarik zincirini de olumsuz etkileyecektir. Enerji fiyatlarındaki artış enflasyonu daha da yukarı taşıyacaktır.”

Dolar ve Euro’dan Kaçış Senaryosu

Karabulut, savaşın uzun sürmesi halinde küresel finans piyasalarında önemli değişimler yaşanabileceğini belirterek, alternatif para birimleri ve altın kullanımının artabileceğini ifade etti:

“İran’ın ticarette dolar yerine ruble, yuan ve altın gibi alternatif ödeme araçlarını tercih etmesi dikkat çekmektedir. Eğer savaş sürecinde ABD ciddi kayıplar verirse, dolar ve eurodan kaçış gündeme gelebilir. Bu durum küresel ekonomik dengeleri değiştirebilir.”

Türkiye Ekonomisi Enerji Fiyatlarından Etkilenecek

Türkiye’nin enerji açısından dışa bağımlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Karabulut, petrol fiyatlarındaki artışın cari açığı büyütebileceğini söyledi:

“Türkiye petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini ithalat yoluyla karşılamaktadır. Petrol fiyatlarının yükselmesi enerji ithalat maliyetini artıracaktır. Bu durum cari açığın büyümesine neden olabilir. Enerji maliyetlerindeki artış üretim maliyetlerini yükselterek enflasyonu tetikleyebilir.”

Turizm Gelirleri de Risk Altında

Savaşın Türkiye ekonomisine etkilerinden birinin de turizm gelirleri üzerinden hissedilebileceğini ifade eden Karabulut, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye cari açığının önemli bir kısmını turizm gelirleri ile finanse etmektedir. Bölgesel risklerin artması turizm talebini azaltabilir. Turizm gelirlerindeki düşüş cari açık üzerinde ek baskı oluşturacaktır.”

“Küresel Riskler Artıyor”

Savaşın kısa sürede sona ermemesi halinde küresel ekonomik risklerin büyüyeceğini belirten Karabulut, uluslararası toplumun diplomatik çözüme odaklanması gerektiğini söyledi.

Uzayan savaşın ekonomik dengelerin yanı sıra küresel güvenlik açısından da ciddi riskler barındırdığını belirten Karabulut, olası bir nükleer gerilimin insanlık açısından büyük bir tehdit oluşturacağını ifade etti.

Karabulut, küresel ekonomik eşitsizliklere dikkat çekerek, mevcut sistemin adaletsiz gelir dağılımını derinleştirebileceğini vurguladı.