Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yıldırım: Terörsüz Türkiye Gelecek Nesillere Bırakacağımız En Büyük Miras

Haber: Muhammed Enes Sevilir  Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar

Haber: Muhammed Enes Sevilir 

Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, bir dizi programa katılmak üzere Erzincan’a geldi. Erzincan Havalimanı’nda partililer tarafından karşılanan Yıldırım, daha sonra AK Parti Erzincan İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek teşkilat üyeleriyle buluştu.

AK Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilen buluşmaya Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Sayın Binali Yıldırım’ın yanı sıra AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, AK Parti İl Başkanı Alpay Kabadayı, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Türkiye’ye kazandırdığı yatırımlara dikkat çekti.

Kabadayı yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sayın Başbakanım, biraz önce de videoda izlediğimiz üzere Cumhurbaşkanımızın en sonki sürecinde bahsi geçen süreçlerin her birinde sizlerin imzası var. Köprülerden yollara, havaalanlarından hastanelere kadar imzasını attığınız bütün projelerde sizlerin ismi var. Sizin gibi değerli büyüğümüzle birlikte bu yolu katetmekten ötürü, sizlerle aynı davanın yolunu yürümekten ötürü duymuş olduğumuz memnuniyeti teşkilatta bulunan bütün arkadaşlarım adına dile getirmek isterim. Şehrimize gelmeniz bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir, bahtiyar etmiştir. Allah sizlerden razı olsun. Cenab-ı Allah sizlerin vermiş olduğu emeklerle birlikte hanelerden almış olduğumuz dualarla birlikte; çarşıda, pazarda her bir vatandaşlarımızla kurmuş olduğumuz ibarelerde, ifadelerde her zaman sizin isminizi zikrediyoruz. Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yolu katetmek herkese nasip olmaz. Allah’a binlerce şükürler olsun. 50 yılı aşkın bir süredir, yaklaşık yarım asır Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yolda; her projede, her davada, her süreçte omuz omuza, gönül gönüle bu yolu katettiğinizden ötürü sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.Allah sizlerden razı olsun diyorum ve de konuşmamı kısa tutacağım. Çünkü sizler gibi değerli bir büyüğümüz varken konuşmayı kısa tutmanın elzem olduğunu düşünüyorum. Bundan ötürü de Allah sizlerden razı olsun diyorum. Tekrardan yapacağımız toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Allah’a emanet ediyorum, hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz.” dedi.

Toplantıda daha sonra AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman söz aldı. Karaman, Türkiye’nin son yıllarda ulaşımdan sağlığa birçok alanda önemli yatırımlara imza attığını belirterek Erzincan’da yürütülen projeler hakkında bilgiler verdi.

Milletvekili Karaman konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’deLiderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu günden bu yana ülkemize çok büyük hizmetler yaptınız.
Ulaşımdan sağlığa, eğitimden iletişime kadar her alanda Türkiye büyüdü, gelişti; milletimizin hayatı daha kolay, daha konforlu hale geldi. Özellikle Son Başbakanımız Binali Yıldırım’ın 11 yıla aşkın Ulaştırma Bakanı olarak görev yaptığı dönemde Türkiye adeta çağ atladı.  Yapılan yollar, tüneller, havalimanları, hızlı tren ulaşım projeleri ve iletişim yatırımlarıyla ülkemizin çehresi değişti. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye’nin dört bir yanında yükselen eserlerde Sayın Başbakanımızın emeği ve alın teri vardır. Biz de Erzincanlı hemşehrileri olarak sizinle gurur duyuyoruz Sayın Başbakanım. Nazik ziyaretiniz için teşekkür ediyoruz.  Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.


Dünya Bugün dünyanın birçok yerinde savaşlar var, krizler var, insanlar huzursuz büyük sıkıntılar yaşıyor. Etrafımız adeta bir ateş çemberine dönmüş durumda. Böyle zor bir coğrafyada Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dimdik ayakta duran güçlü bir devlet, hepimiz görüyoruz. Türkiye sadece kendi güvenliğini koruyan bir ülke değil; mazlumların yanında duran, savaşlar bitsin, çocuklar ölmesin, insanlar huzur içinde yaşasın diye her platformda mücadele veren bir ülke.
Devletimiz barış için diplomasisini kararlılıkla sürdürüyor. Hamdolsun, Devletimizin ortaya koyduğu kararlı irade sayesinde, küresel krizler karşısında milletimiz huzur ve güven içerisinde yaşıyor. İşte bu yüzden ortaya konulan “Terörsüz Türkiye” hedefi sadece bir güvenlik meselesi değil. Bu; çocuklarımızın korkusuz, umut dolu yarınlara kavuşması, milletimizin birlik içinde daha güçlü bir geleceğe yürümesi demektir.”
Teşkilat Sayın Başbakanım, Erzincan İl Teşkilatımız, İl Başkanımız Alpay Kabadayı’nın öncülüğünde; kadın kollarımız, gençlik kollarımız, mahalle temsilcilerimiz ve teşkilatımızın her bir kademesiyle büyük bir özveri, samimiyet ve dava bilinciyle durmadan, yorulmadan, aşkla çalışıyor. Merkezden ilçelerimize, köylerimizden mahallelerimize kadar teşkilat mensuplarımız; sadece siyaset yapan değil, gönüllere dokunan, milletimizin derdiyle dertlenen, sevincini paylaşan büyük bir kardeşlik hareketinin temsilcisi gibi çalışıyorlar. Nerede bir vatandaşımız varsa oraya ulaşan, kapı kapı dolaşarak gönül köprüleri kuran bu güçlü teşkilat ruhu, AK davamızın en büyük gücüdür. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu millete hizmet anlayışını Erzincan’da en güzel şekilde yaşatan teşkilat mensuplarımız; birlik, beraberlik ve samimiyet içerisinde gece gündüz demeden çalışarak büyük bir fedakârlık örneği gösteriyor. Bu kutlu davaya emek veren, alın teri döken tüm teşkilat mensuplarımıza, kadın gençlik kollarına tüm kademelere gönülden teşekkür ediyor;  her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu davanın neferlerisiniz, sağ olun var olun arkadaşlar! Erzincan Yatırımlar Sayın Başbakanım Bizler, İl Başkanımız tüm teşkilatlarımız olarak, Cumhurbaşkanımızın ve sizlerin de desteği ile güzel Erzincan’ımızı güçlü bir yatırım merkezi haline getirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Modern hastanelerimiz ve Aile Sağlık Merkezlerimiz yapıldı. Ergan Dağı Kayak Merkezi her geçen gün gelişiyor ve büyüyor. Anadolu’da bir Dünya Üniversitesi mottosuyla Erzincan Binali Yıldırım Üniversitemiz gelişiyor. Üniversitemizin gelişmesinde ve öğrencilerimiz burs sağlanması noktasında sizin ve hayırsever işadamlarımızın katkılarıyla yaptırılan Yaşam Merkezi açıldı, hizmete devam ediyor. Modern Havalimanımız,  24 Saat yaşayan Stadyumumuz; Millet bahçelerimiz; Organize Sanayi Bölgemiz her geçen gün büyüyor, yeni fabrikalar kuruluyor,  Besi OSB yapılıyor, Sera projeleri ve Sera OSB kuruluyor, Su OSB için çalışmalarımız sürüyor. Kızılay Maden Suyu fabrikası üretimi artarak devam ediyor.  Türkiye’de sadece Erzincan’da olan Kamuya ait Tavuk kombinası üretimi devam ediyor,  Türkiye en büyük Polis Eğitim Merkezi Erzincan’da, Aşağı çarşı, Taksim Toki’den sonra Hocabey ve Kızılay Kentsel dönüşüm projelerimiz bitti; Şimdi sıra, Merkez çarşısı, Akşemsettin, Fatih, Yunus Emre mahalleleri kentsel dönüşümünde, bunlarda yapılacak.  Ayrıca doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan karayollarımız ve kavşaklarımız, yenilenen demiryolları, karayolları, köy yolları, depreme dayanıklı okullar, öğretmenevi, Çevre il müdürlüğü, Diyanet Akademisi, Terzibaba külliyesi gibi kamu binaları ile sayısız eser vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Erzincan için çalışmaya, üretmeye ve hizmet etmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz.
Devam eden projelerimiz içerisinde; Turnaçayrı Barajı bitti, sulama sistemi yapılıyor, 2027 de bitmesi planlanıyor 9.756 Ha sulanacak. Ballı Barajı: % 90 tamamlandı, sulama sistemleri bir kısmı 2026 da bitecek, kalan kısmı ise 2027 de tamamlanacak toplam 1157 Ha tarım arazisi sulanacak. Karayolları Refahiye-Kuruçay-İliç Sünebeli, tüneller ve bağlantı yolları inşaatı bu yıl sonu bitmesi planlanıyor (%70) Kemaliye-Dutluca-Arapkir-bağlantı yolları ve tünelleri yapılıyor (%33) Refahiye Erzincan Devlet yolu iyileştiriliyor (%60) Erzincan Başköy Çayırlı yolu bitiyor  Akıncılar Refahiye ayrım -Çatalçam yolu yapımı devam ediyor .


Sayın Başbakanım Bizler biliyoruz ki siz, her konuda olduğu gibi Erzincan’ımızın meselelerini de yakından takip ediyor, memleketimiz için gece gündüz gayret gösteriyorsunuz. Kızıldağ, Sakaltutan ve Ahmediye tünelleriyle bağlantı yollarının tamamlanması için verdiğiniz mücadeleyi yakından görüyor ve bundan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Aynı şekilde, Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Sivas–İmranlı etabının bir an önce başlaması, hattın Erzincan’dan Erzurum’a ve Kars’a kadar kesintisiz devam etmesi için gösterdiğiniz çabayı da biliyoruz.  Bu projeler sadece bir yatırım değil, bölgemizin geleceği, gençlerimizin umudu ve memleketimizin kalkınması demektir.
Erzincanlı hemşehrilerimiz adına verdiğiniz destekler ve ortaya koyduğunuz güçlü irade için gönülden teşekkür ediyoruz. Ayrıca; Mevcut demiryolu hattı Sivas’tan Kars’a kadar rehabilite edilecek. 75 milyar TL yatırım yapılarak elektrikli ve sinyalli hat haline getirilecek. TOKİ Erzincan’da bugüne kadar yapılan konut sayısı 15.779 Erzincan’a Yüzyılın Projesi TOKİ 500 bin konut kapsamında toplam 1.760 TOKİ konutu yapılacak.
Hamdolsun ki bizler; Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi; Ülkesine hizmet eden, milletine güven ve huzur sağlayan, dünyada barış için gayret gösteren ve her daim mazlumun yanında duran güçlü bir lidere sahibiz. Ayrıca bu şehir gerçekten çok şanslı. Karşılaştığımız her meselede, bu toprakların evladı Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım’ın desteği her zaman yanımızda. Sağ olun Sayın Başbakanım iyi ki varsınız.  Bu duygu ve düşüncelerle toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum sağ olun var olun Allah’a emanet olun” dedi.

Toplantının sonunda söz alan Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da Erzincan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel gelişmeler, küresel krizler ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son olarak konuşan Son Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Sayın Binali Yıldırım yaptığı konuşmada, “ “Baba ocağındayız, sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Günümüz mübarek olsun, geleceğimiz aydınlık olsun. Epey bir ara vermişiz onu fark ettim. Özlemişiz. Herhalde buraya gelmeyeli iki seneye yakın olmuştur. Burada olmasak da gönlümüz hep sizinle beraber. Fiziki olarak tabii ki her zaman bir araya gelmek mümkün olmuyor ama Erzincan’ımızı günden güne çok daha gelişmiş olarak görmek bizleri mutlu ediyor.

Değerli Milletvekilimiz şöyle Erzincan hizmetleri ile ilgili bir özet geçti. Benim amacım burada hizmetleri anlatmak değil; onlar zaten kendini gösteriyor. İnsanlar hastaneye gidince görüyor, yollarda seyahat edince görüyor, üniversiteye gidince fark ediyor. Ama önemli olan değerli hemşerilerim, değerli kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım; dış tehditlere karşı iç bünyeyi güçlendirmek. Ne yazık ki geleceğe baktığımız zaman bir belirsizlik hakim. Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Hani bir kriz olur, kriz sıkıntı olur, bir problem olur, ona bir çare bulursunuz, bir çözüm üretebilirsiniz ama belirsizliğe çare yok. Belirsizlik yönetilemez.

Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafya o kadar dinamik, o kadar olaylara gebe bir yer ki; bir yandan yıllardır kuzeyde devam eden Ukrayna-Rusya Savaşı, batımızda Balkanlar bölgesinde çok kırılgan bir yapı var. Bugün bir şey yok ama oralarda da bir kargaşanın, bir sıkıntının baş göstermesi an meselesi. Güneye indiğimizde zaten Suriye’de, Irak’ta biz çok büyük bedeller ödedik. Hem terörle mücadelede hem de o ülkelerde yaşanan iç savaşlar dolayısıyla en büyük bedeli ödeyen ülke Türkiye. Ve bugün oralarda canını kurtarmak için memleketimize gelmiş milyonlarca kardeşimiz var.

Son zamanlarda katil İsrail’in Filistinli kardeşlerimize yaptığı soykırımın hiçbir hukukla izahı yok. Savaş hukukuyla da izahı yok, insanlıkla da izahı yok; tamamen bir soykırım. Filistin topraklarında yaşadık, gördük, görmeye de devam ediyoruz. Bu yetmezmiş gibi doğu tarafımızda İran hedef alındı ve İran üzerinde ciddi bir baskı uygulanmaya çalışılıyor. İran’a İsrail tek başına değil, dünyanın süper gücü diye kendini tanımlayan Amerika’yı da adeta yanına alarak orada bir insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Ama görüldüğü kadarıyla İran onlar için kolay lokma olmadığı anlaşıldı. Bütün bu etrafımızdaki ateş çemberi içinde dimdik ayakta kalmak, ülkemizi her türlü bu beladan, musibetten, saldırılardan korumak çok büyük bir basiret istiyor, büyük bir gayret istiyor, büyük bir liderlik istiyor. Allah’a şükür ki liderimiz, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başımızda ve bu belalardan uzak kalmak için her türlü çabayı, gayreti ortaya koyuyor.

Sadece bununla kalmıyor, bölgemizdeki bu karışıklıkların, bu anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması adına da elinden gelen diplomatik gayreti göstermeye çalışıyor. Türkiye’nin amacı kimseye düşmanlık etmek değil, Türkiye’nin amacı bölgede sulh, barış ve huzurun sağlanması. Ama şunu da Türkiye hakkında kötü emelleri olanlar, ülkemiz hakkında birtakım planlar yapanlar şunu bilmelidir ki; Türkiye kimseye düşman değildir ama Türkiye’nin de vaki olacak bir saldırıda düşmanlığından korkmaları gerekir. Türkiye tarih boyunca hiçbir şekilde sömürge olmamış. Türklere, dünya tarihine bakın, Türklerde sömürge diye bir şey yok. Türkler hep 119 tane devlet kurmuşlar, ta milattan önce 3000 yılında Kimmerlerden, Akalardan başlayıp bu tarafa 119 devlet. Ama kurdukları devleti yıkacak başkası yok, kendileri yıkmışlar yenisini kurmuşlar. Ta Moğolistan sınırlarından, Baykal Gölü’nden başlayan yolculuk Macaristan’ın ortalarına, hatta Doğu Roma’ya kadar gitmiş, Batı Roma’ya kadar gitmiş. Alparslan’ı hatırlayın, Batı Hun İmparatorluğu’nda Papa’ya diz çöktürmüş bir Türk sultanıdır. Ama Türklerin İngilizlerden bir farkı var. İngilizler de esaret altına girmemiş ancak dünyada birçok ülkeyi Afrika’da, Uzak Doğu’da, Asya’da esareti altına almış, yıllarca sömürmüş bir ülkedir İngilizler, bir millettir. Bizi İngilizlerden ayıran; ne sömürmüşüz ne de istila etmişiz. Fetihler yapmışız; ecdadımız fetih yaptıktan sonra o toprakları sahiplerine emanet etmiş, yükümlülüklerini hatırlatmış ve böylece üç kıtada 20 milyon kilometrekare vatan toprağında huzur içerisinde herkes inancıyla, geleneğiyle yaşama imkanı bulmuş.

Değerli kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım; Türkiye tabii son 25 yılda çok önemli mesafe katetti. Ne anlamda? Kalkınma anlamında, büyüme anlamında ve dünyaya entegre olma anlamında çok mesafe katetti. Hele hele bu yüzyıl, 21. yüzyıl ‘Türkiye’nin Yüzyılı’ olacak demesi Cumhurbaşkanımızın bir hamasetten ibaret değil. Bunun işaretleri var. Bugün benim bir görevim de Türk Devletleri Aksakallar Konseyi Başkanlığı. Dolayısıyla bu Türk devletlerinde çok sık temaslarım oluyor. Onlar da ne yazık ki 20. yüzyılın başlarında esaret altına girdiler. 76 yıl Sovyetler sistemi içinde kaldılar ve birçok özelliklerini kaybettiler. Geleneklerini, inançlarını, yaşayışlarını ne yazık ki uygulamaktan mahrum kaldılar. Ama ne oldu? 2000’li yılların başında, hatta 90’lı yılların başında Sovyetler dağılınca onlar da esaretten kurtuldu. Artık Türk devletleri bağımsız birer ülke olarak Türk devletleri ailesi içinde yerini aldılar. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı dediğimiz bir teşkilat hiç de küçümsenecek bir teşkilat değildir. Diğer ülkelerde yaşayan Türkleri de dahil ettiğimizde 300 milyonluk bir topluluktan bahsediyoruz. 300 milyonluk Türk topluluğu büyük bir güçtür; büyük bir siyasi güçtür, büyük bir ekonomik güçtür ve büyük bir kültürel güçtür. Ve diğer birçok ülkeye göre avantajı nedir? Şüphesiz Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde doğal gazın, petrolün, nadir elementlerin varlığı dünyada ilk 5 içerisinde yer alır. Yani elimizdeki imkanlar öyle büyük stratejik ürünler ki; bunların olmaması dünyanın büyük bir kaosa sürüklenmesi anlamına gelir. İşte bunun bilincinde olarak Türk devletleri içinde ilişkilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Burada da bütün Türk devletlerinin gözü kulağı Türkiye’dedir. Türkiye her bakımdan onlardan daha batıya daha yakın, teknolojik gelişme bakımından, imkanlar bakımından, yetişmiş insan kaynağı bakımından daha iyi durumdayız. El ele vereceğiz, birlik olacağız ve birlikte güçlü olmayı ve bölgenin, dünyanın huzuru, barışı için çalışmaya devam edeceğiz.

Ne yazık ki 2019’dan yani koronavirüs sürecinden beri dünya bir türlü ahenk bulmuyor. Maalesef bir krizden başka bir krize sürükleniyor. Bundan da tabii herkes bir nasibini alıyor, bir bedel ödüyor. Başlayan ekonomik krizler bize mahsus bir şey değil. Bugün dünyadaki en gelişmiş ülkelerden itibaren bakın, büyüme oranı hepsinin bizden daha geride. Yani dünya küçülüyor, ekonomik olarak küçülüyor. Bu şartlar altında bile biz yine iyi konumdayız. Ama bu bizim için yeterli mi? Değil. İnsanımız daha fazlasını hak ediyor. Bunun için de canla başla gayret ediyoruz. Bir yandan dış tehditlere karşı koyarken bir yandan da iç bünyeyi güçlendiriyoruz. Savunma sanayiine yaptığımız yatırımlar bunun için. Efendim, terörsüz Türkiye süreci bunun için. Terörsüz Türkiye süreci Türkiye için hayati bir öneme sahip. Bu süreci ne yazık ki bozmak için emperyal ülkeler arka tarafta iş çevirmeye devam ediyor.

Terörsüz Türkiye neden çok önemli? Bir iki misalle bunu anlatmak istiyorum değerli kardeşlerim. Türkiye 40 yıldır terörle mücadele etti. Her türlüsüyle mücadele etti ve bu mücadelenin sonunda 40 bin insanımızı kaybettik. 40 bin şehidimiz var; askerimiz var, polisimiz var, sivillerimiz var, çocuklarımız var, günahsız insanlarımız var. Ne kazandık? Hiçbir şey. Yetmez, üzerine de 2 trilyon dolar bir kaynağımız heba oldu gitti. Ne uğruna? Bir hiç uğruna. 2 trilyon dolar ne demek biliyor musunuz? Bugünkü Türkiye’nin üzerine iki Türkiye daha koymak demek. Eğer biz bu kaynaklarımızı terör yolunda yok etmeseydik bugün bir Türkiye, üç Türkiye olacaktı. Yani kıyaslamak gerekirse gayrisafi hasıla bakımından, milli gelir bakımından Fransa’nın önüne geçmiş bir Türkiye’den bahsediyoruz. Ama bu kaybedilen bir kaynaktır; hem insan kaynağı hem parasal kaynak. Allah’a şükür ki terörsüz Türkiye süreci tüm hızıyla devam ediyor. Buna sahip çıkmamız lazım. Bu süreci bozmaya çalışanlar var. Bu sürecin ülkemizin yararına olduğunu bilenler başka manipülasyonlarla, başka vesilelerle bu süreci baltalamaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki Türkiye kendi dertleriyle uğraşsın, enerjisini kendi içinde tüketsin, bölgede de dünyada da sesinin gür çıkması önlensin. Ama artık bu çok geç. Elhamdülillah biz bugün topraklarımızda artık terörü tamamen bitirdik. Yetmezmiş gibi ülkemizin dışında da kendimizi güvene alacak bariyerleri oluşturduk.

Bir zamanlar işte Yüksel Bey hatırlar, Süleyman Bey hatırlar, önce Mehmet Bey hatırlar; bütün burada birçok arkadaşımız hatırlar. Biz bir ilçeden başka bir ilçeye giderken güvenlik güçleri ‘Efendim oraya gitmenizi tavsiye etmiyoruz, terör var’ derdi. ‘E ne olacak? Biz kendi can güvenliğimizden endişe duyuyoruz.’ ‘Ya kardeşim bu ne biçim memleket ya? Yani sen benim oraya gitmemi istemiyorsan oradaki vatandaşlara siz orada yaşamaya devam edin nasıl diyeceğiz? Böyle bir ülke olur mu? Böyle bir anlayış olur mu?’ Oralardan buralara geldik. Elhamdülillah bugün memleketin her köşesi güvenli. Her yere herkes rahatça gidebilir, iş kurabilir, seyahat edebilir. Hangi amaçla giderse gitsin herhangi bir can güvenliği riski yok. Bu en büyük nimettir. Evlatlarımıza, gelecek kuşaklarımıza bırakacağımız en büyük miraslardan biridir.

Erzincan’ın kalkınması, büyümesi, gelişmesi için yapılanlar yapıldı. Bundan sonra da değerli yol arkadaşlarımız, sorumluluk alacak olanlar elbette ki bundan sonra da yapacaklar. Onların da en iyi şekilde yapacaklarına eminim. Ama biz Cumhurbaşkanımızla beraber 20 yılı aşkın yaptığımız görevlerde Bakanlık görevi, Başbakanlık, kısa bir süre Meclis Başkanlığı ve Erzincan Milletvekilliği, İzmir, İstanbul derken yani bütün bu süreçlerde Erzincan’la başka illeri birbirinden ayrı tutmadık. Hatta başka illere belki bir tık fazlasını yaptık ki dedikodu olmasın. Memleketimizin her köşesini mamur ettik. Yolları böldük, hayatları birleştirdik; yolları böldük, milleti birleştirdik. Ama bir konuya çok dikkat ettik; dedik ki ‘Yolları böleriz, Türkiye’yi böldürtmeyiz!’ Ve nihayet bu kararlı duruşumuz bizi bu noktaya getirdi. Terör havlu atmak zorunda kaldı, boyun eğmek zorunda kaldı. Büyük devlet işte böyle bir şey değerli kardeşlerim. Büyük devlet kendini koruyan, geleceğini, istiklalini, istikbalini, milletinin geleceğini garanti altına alan devlettir.

Türkiye bugün 780 bin kilometre vatan toprağından sorumlu değildir. Etrafında yer alan 2 milyara yakın insanın yaşadığı bütün bölgelerden sorumludur; tarihsel olarak sorumludur ve bugünkü içinde bulunduğumuz şartlar dolayısıyla sorumludur. Biz bunu Türk devletlerinde görüyoruz, biz bunu Balkanlarda görüyoruz, biz bunu Afrika’da görüyoruz, Orta Doğu’da görüyoruz. Velhasıl bizim geçmişimiz yani ne diyoruz; mazisi olmayanın atisi olmaz. Mazimiz şanla, şerefle dolu. Ecdada baktığımız zaman üç kıtada hüküm sürmüş, adalet götürmüş, sulh ve sükun getirmiş. Biz de ecdadın evlatları olarak hem ülkemizde hem de bölgemizde insanlığın geleceğinin teminatı olarak elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Tabii başarı detayda gizlidir. Detay olmadan hamasetle başarı olmaz.

Bugün 25 yıl, 25 yıl ülkelerin siyasi tarihinde, iktidar tarihinde çok uzun bir süredir. 25 yılda gücünden, desteğinden bir şey kaybetmeden yoluna devam eden bir iktidar varsa; kara kaşına kara gözüne değil, yaptığı icraatına, işine göre insanlar buna destek veriyor. Elhamdülillah elimizden geleni yaptık ama şunu da hiçbir zaman söylemedik: İyi, mükemmelin düşmanıdır. Biz mükemmeli hep ‘Kızıl Elma’ gördük, iyiyi yapmaya gayret ettik. Ve yaptıklarımızla şımarmadık, yaptıklarımız ayaklarımızı yerden kesmedi. Her zaman her türlü krizde, her türlü vesayet dayatmasında adres millet oldu, milletin sinesi oldu ve tekrar milletten gücümüzü alarak bugünlere geldik. İşte düşünün yani biz 2003’ten ta 2018’e benim görev bıraktığım 2018’e düşünün, yani şeytan taşlamadan arda kalan zamanlarda memleketin işini yapmaya çalıştık. Gezi olaylarını düşünün, daha evvelsi gün yıl dönümünü yaşadık. 27 Nisan’ı düşünün oradan başladı, Gezi olaylarıyla devam etti, 17-25 Aralık’la devam etti ve nihayet 15 Temmuz’da zirve yaptı. Bu kimisi bölücü terör örgütü, kimisi FETÖ’cü terör örgütü ama hepsinin de amacı, hedefi Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin geleceğini karanlığa sürüklemekti. Bütün bunlara milletimizin duasıyla, desteğiyle, Cumhurbaşkanımızın riyasetiyle karşı koyduk. Millet hep yanımızda oldu, hep arkamızda oldu ve Allah’a şükür bayrağı yere düşürmedik. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız değerli kardeşlerim.

Bugün benim için büyük bir mutluluk, sizlerle uzun zamandan sonra bir araya gelmek. Çok teşekkür ediyoruz. Ama bizim meşhur bir sloganımız var; ‘Durmak yok, yola devam!’ Durmak yok, yola devam. Çünkü yapılacak daha çok iş var, daha çok sorumluluklarımız artıyor. Yani bakın terörsüz bir Türkiye büyük bir kazanımdır. Bunu gelecek kuşaklara taşımak boynumuzun borcudur. Terörsüz Türkiye hem insanı yaşatmaktır hem de Türkiye’nin kaynaklarını boşa harcamamaktır, gelecek kuşaklara yatırım yapmaktır. Onun için terörsüz Türkiye hayati önem taşıyor. Benim sizlere tavsiyem bu süreci, terörsüz Türkiye sürecini parti olarak ilimizde tabana yayılması, hemşerilerimizin zihnine kazınması için elinizden geleni yapın. Bu çünkü bir siyaset değil, bu bir siyasi fantezi değil; bu memleket meselesi, bu Türkiye’nin beka meselesidir. Ve bu bizim 21. yüzyılda evlatlarımıza en büyük sorumluluğumuzdur. Onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamasın istiyoruz. Onlar enerjilerini Türkiye’nin çok daha ileriye taşınması için harcamalarını istiyoruz.

Artık dünya değişiyor. Şimdi yapay zeka diye bir şey var. Yapay zeka şimdi başlangıçta 1950’den beri konuşuluyor ama şu anda yapay zeka hayatımızın içine girdi. Bugün yapay zeka insanın zekasının yerini alacak bir şey değil ama ne var; insanın iş yapma kabiliyetini on kat artıracak, on kat hızlandıracak bir destek mekanizmasıdır. Bu konuda çok büyük fırsatlar var. Yani zaman paradır, işte yapay zeka da zamanı çok hızlı değerlendiren ve çok hızlı sonuç alan bir yöntemdir. İnsan düşüncesinin, insan aklına destek olan bir yeniliktir. Yani bir koşuya çıkıyorsunuz; yapay zeka imkanlarını kullananla kullanmayan arasında on kat fark var. Böyle büyük imkanlar var teknolojinin bize bahşettiği. Bunlar nasıl oldu? Altyapı olmasaydı bunlar olmazdı. Yani internet altyapısı, fiber altyapısı, e-devlet altyapısı… Vaktiyle 2007’li, 2008’li yıllarda bunların yatırımını yapmasaydık bugün bunlar hayalden başka bir şey olmazdı. Elhamdülillah birçok ülkenin önüne geçtik ama daha gidecek çok yolumuz var, daha yapacak çok işimiz var.

Ben bir kez daha hepinize çok teşekkür ediyorum. Bugün sizlerle beraber olmak benim için büyük bir mutluluk oldu. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. Durmak yok, yola devam! Allah’a emanet olun. Bakın, e-devlette dünyada ilk üç arasına girdik. Birçok işler e-devletten halloluyor. Birbiriyle kurumlar entegre oluyor. Şimdi bir hastaneye gidiyorsunuz Erzincan’da, daha önce İstanbul’da gittiniz, Ankara’da gittiniz veya Avrupa’da gittiniz; hepsi oradan ekrandan önünüze geliyor. Bütün hikayeyi görüyorsunuz ve ona göre ne işlem yapacağına doktorlar karar veriyor. Şimdi bu yapay zekanın bir güzelliği de şu; her işin uzmanı illa her ameliyata girmesi gerekmiyor. Birisi Erzincan’da, birisi efendim Van’da, bir tanesi Edirne’de; o yapay zeka sayesinde oradaki operasyona müdahil oluyor ve onun yönlendirmesiyle her türlü operasyon başarıyla sonuçlandırılıyor. Allah’a emanet olun.” Dedi.