Fizyoterapist Onurcan Cuda, telefon kullanımından kaynaklanan postür bozukluklarının hızla arttığını belirterek hareketsizliğin vücudu içten çökerttiğini vurguladı.
Fizyoterapist Onurcan Cuda, dijital çağın getirdiği telefon boynu sendromunun ciddi bir sağlık problemi hâline geldiğini ifade etti. Cuda, “Telefon kullanırken başı öne eğdiğinizde boyun omurlarına binen yük dramatik biçimde artıyor. Normalde baş yaklaşık 5 kilo, ama 60 derece öne eğildiğinde boyun 30 kiloya kadar yük taşıyor” dedi.
Fizyoterapist Cuda, bu durumun kaslarda ve disklerde deformasyona yol açtığını, metabolizması bozulan ve zamanla yıpranan bir boyun ortaya çıkardığını belirtti. Ayrıca uzun süreli yanlış pozisyonların kalıcı postür bozukluklarına sebep olabileceğini söyledi.
ERGONOMİ VE OMUZ SAĞLIĞI
Cuda, bilgisayar faresi ve klavye kullanımı da benzer şekilde el bileği ve omuz sağlığını etkilediğini söyleyerek. “Ergonomik olmayan fare bileği sürekli yukarı çekiyor ve karpal tünel sendromu riskini artırıyor. Bu nedenle ergonomik fare kullanmak, bileği destekleyen yüzey ve vücuda uygun masa yüksekliği çok önemli.” Olduğunu ifade etti.
DOĞRU OTURMA VE UYUMA POZİSYONU
Cuda, uzun süre asimetrik pozisyonlarda kalmanın omurganın yük dağılımını bozduğunu söyleyerek. “Oturarak, çalışarak veya uyurken beden orta hatta ve dengede olmalı. Bu sayede hem omurga sağlığı korunur hem kaslarda ve disklerde deformasyon riski azalır” dedi.
Cuda, ayrıca bu durumun özellikle ofis çalışanları için kritik olduğunu ifade ederek, bilgisayar başında uzun süre oturanların postürlerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca, yanlış pozisyonların baş ağrısına ve kronik boyun ağrılarına yol açtığını da ekledi.
EGZERSİZ YETERLİ DEĞİL, RUTİN DIŞINA ÇIKMAK ESAS
Fizyoterapist Cuda, yalnızca egzersiz yapmanın yeterli olmadığını, vücudun rutin dışı hareket ve çeşitlilik istediğini vurguladı:
“Vücut uzun süre aynı pozisyonda kalmayı sevmez. Arada kısa yürüyüşler, gerinme hareketleri ve nefes ile kalp hızını artıran aktiviteler hem omurgayı hem organları hem sinir sistemini rahatlatır.” Dedi
Dolaylı olarak Cuda, sürekli aynı hareketlerin tekrarlandığı durumlarda iç organ hareketliliğinin azaldığını, dolaşımın yavaşladığını ve vagal tonusun düşerek stres ile depresyon riskinin arttığını ifade etti. Ayrıca, vücudu rutin dışında tutmanın hem fiziksel hem psikolojik sağlığı korumada kritik olduğunu söyledi.
SPOR VE AŞIRI YÜKLENME RİSKLERİ
Cuda, spor yapan bireylerin de aşırı yüklenme konusunda dikkatli olması gerektiğini belirtti. “Tendon ve kaslar yüksek zorlanma altında yıpranır, kalp taşıdığı yük nedeniyle zorlanır. Bu nedenle spor da günlük yaşam gibi denge içinde yapılmalı” dedi.
Aşırı ağırlıkla çalışmanın omurga, kalp ve dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Cuda, dengeli sporun hem fiziksel dayanıklılığı artırdığını hem de vücudu koruduğunu söyledi.
BEDEN DENGE İSTER, RUTİNE TUTSAK OLMAZ
Cuda, vatandaşlara vücudu dinlemeleri, harekete çeşitlilik kazandırmaları ve rutinin dışına çıkmaları gerektiğini söyledi: “Beden sinyal verir, o sinyali duymak ve yanıt vermek sağlığın ilk adımıdır. Rutini kırmak, kısa hareketlerle vücudu esnetmek, nefesi ve kalbi çalıştırmak şarttır. Hareketi çeşitlendirin, rutinin dışına çıkın ve dengede kalın. Sağlığın anahtarı budur.” Dedi.
